Kapat (x)

Değerli Yazarlarımız ve Ziyaretçilerimiz,

Ocak 1998 yılından bu yana Türkiye' nin İLK Hakemli İnternet Dergisi olan Mevzuat Dergisi yıllardır sayısız akademik araştırmaya ve makaleye yer vererek Türkiye' de bilimin gelişmesinde önemli katkılar sağlamıştır. Takipçilerinin de bildiği gibi Mevzuat Dergisi bir süredir gayrifaal duruma düşmüş olup son sayısını Haziran 2013 tarihinde çıkartmıştır. Başar Mevzuat olarak yol açmış olduğumuz elektronik yayıncılık günümüzde ülkemizde önemli noktalara gelmiş olup Mevzuat Dergisi bu yönden misyonunu tamamlamıştır.

Mevzuat Dergisi 31.10.2017 tarihine kadar sadece dergi yazarlarımızın yazdıkları makalelerine erişebilmesi ve gerekli yedeklerini alabilmesi amacıyla yayında kalacak olup bu tarihten sonra yayın hayatını sonlandıracaktır.

Bu gune kadar bize gostermis oldugunuz ilgi icin tesekkur ederiz.

Mevzuat Dergisi - Iletisim: info@mevzuatdergisi.com

 

 YIL: 10

SAYI: 113

MAYIS   2007

 

 

önceki

yazdır

 

 

  Yrd.Doç. Güler GÜNSOY

 

  

ÇEVRESEL BOZULMA VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ ÜZERİNE BİR İNCELEME


ABSTRACT

Simon Kuznets won the Nobel Prize in Economics in 1971, for developing an inverted U-shaped curve that describes the relationship between income inequ ality and per capita income growth. After twenty year, Grossman and Krueger published an article using the concept of the Kuznets Curve to describe the relationship between good environmental conditions and per capita income growth and than this relationship called environmental Kuznets curve (EKC). EKC is a hypothesized relationship between some indicators of environmental degradation and income per capita. According the EKC hypothesis, environmental degradation and pollution will first increase and then, if income becomes sufficiently high, decline. This study follows the development of the EKC hypothesis and than, presents and describes a critical and short history of this concept. The EKC is an essentially empirical phenomenon. Empirical support for this proposition is generally based on cross-country variations in income levels and environmental deterioration. The empirical results show that the vast majority of contries experienced growth in per capita GDP and average worldwide environmental degradation levels fell during the 1970-2000. But recent years, this inverted U-shaped relationship doesn’t hold for global warming, climate change, natural disasters and special pollutants. Basic explanation of the absence of EKC-like behavior is global and intergenerational nature of environmental degradation. 

 

ÖZET

 Simon Kuznets, gelir eşitsizliği ve kişi başına gelirin büyüme oranı arasındaki ters-U şeklindeki  ilişkinin varlığını ortaya koyarak 1971 yılında Nobel Ekonomi ödülünü kazanmıştı. Yirmi yıl sonra Grossman ve Krueger Kuznets eğrisi kavramını kullanarak uygun çevresel şartlar ile kişi başına düşen gelir artışı arasındaki ilişkiyi tanımladı ve daha sonra bu kavram çevresel Kuznets Eğrisi (EKC) olarak anılmaya başlandı. EKC, çevresel bozulma oluşturan bazı değişkenler ile kişi başına gelir arasındaki ilişkiyle ilgili bir hipotezdir. EKC hipotezine göre çevresel bozulma ve kirlenme kişi başına gelir arttıkça önce artmakta ve yeterli derecede yüksek bir gelir düzeyinden sonra ise düşmektedir. Bu çalışma EKC hipotezinin gelişimini incelemekte, bu kavramın eleştirel ve kısa gelişim tarihini ele almakta ve irdelemektedir. EKC temel olarak ampirik bir fenomendir. Bu hipoteze destek veren ampirik çalışmalar genel olarak  gelir düzeyleri ile çevrenin tahribatı arasındaki ilişkiyi sorgulayan ülkelerarası analizlerden oluşmaktadır. Ampirik çalışmalar ülkelerin büyük çoğunluğunda, 1970-2000 yılları arasında  kişi başına düşen gelirin yükselmesiyle dünya genelindeki çevresel bozulma düzeylerinin azaldığını göstermektedir. Fakat özellikle son yıllarda küresel ısınma, iklim değişikliği, doğal felaketler ve spesifik kirleticilerin  ortaya çıkması ters-U şeklindeki ilişkinin varlığı hakkında şüphe uyandırmaktadır. EKC ilişkisinin sayılan nedenlerle var olmadığını ileri süren görüşler ise çevresel bozulmanın küresel ve kuşaklar arası özelliğine dayandırılmaktadır.

 

 

GİRİŞ

 

Simon Kuznets, 1955 yılında yazmış olduğu “Ekonomik Büyüme ve Gelir Eşitliği” adlı çalışmasında ekonomik gelişmenin başlangıcı ve endüstriyel kalkış (take-off) aşamasını takip eden süreçte ülkelerdeki gelir dağılımının nasıl geliştiğini test eden ilk iktisatçı olmuştur (1). Kuznets’in bulgularından çıkan sonuçlar “Kuznets Yasası” olarak adlandırılan (2) şu ilişkiye işaret etmekteydi: Kişi başına gelir arttığında gelir eşitsizliği de buna paralel olarak artacak, fakat belirli bir dönüm noktasından sonra düşmeye başlayacaktır. Kişi başına düşen gelir miktarı ile gelir eşitsizliği arasındaki bu değişken ilişki ampirik çalışmalarla da desteklendikten sonra “Ters U Şeklindeki Eğri”, “Çan Şeklindeki Eğri” ve en çok bilinen adıyla “Kuznets Eğrisi” olarak adlandırılmaktadır (3).

1990’lı yılların başında Kuznets  Eğrisi’nin yeniden popüler olmaya başladığı görülmüştür, ancak bu kez ilişki çevresel bozulma ile kişi başına gelir arasında kurulmaktadır. Buna göre, ekonomik büyüme sürecinin başlangıç aşamasında çevresel bozulma ve kirlenme artmakta fakat daha sonra bazı kişi başına düşen gelir düzeylerinden itibaren çevresel koşullarda iyileşme gözlenmektedir. Bu durum, kişi başına düşen gelirin ters U şeklindeki fonksiyonu olarak adlandırılır (4) ve ortaya çıkan bu sistematik ilişkiyi temsil eden eğriye Çevresel Kuznets Eğrisi (ÇKE) ve bu eğilimin varlığını ileri süren hipoteze Çevresel Kuznets  Eğrisi Hipotezi denilmektedir.

ÇKE hipotezinin doğrulanması durumunda, 1970’li yıllardan itibaren dünya kaynaklarının geri dönülmez bir şekilde yok olduğunu ve ekonomik büyümenin ortaya çıkardığı çevre kirliliğinin zamanla bu büyüme sürecini sürdürülemez hale getireceğini ileri süren düşünceler yerini iyimser beklentilere bırakacaktı. Nitekim, ÇKE üzerine yapılmış olan birçok ampirik çalışma bu hipotezi destekleyen sonuçlar vermeye başlayınca Dünya Bankası 1992 yılına ait Dünya Kalkınma Raporu’nda “ekonomik büyüme çevre yönetiminin temel unsurudur” ifadesini kullanacak kadar bu pozitif mesajı sahiplenmiştir (5).

Özellikle son yıllarda küresel iklim değişikliklerinin yol açtığı düşünülen çok sayıda doğal felaketin yaşanması (kasırga, sel, kuraklık, aşırı soğuk ve sıcaklar gibi), çevre bozulması üzerinde insan faaliyetlerinin etkisi ve ekonomik büyüme süreci üzerine yeniden düşünülmesine ve ÇKE hipotezinin tekrar sorgulanmasına neden olmaktadır. Gelişmiş ülkelerde çevre kalitesinin iyileştiği yönündeki verilere bakarak dünyanın geleceği hakkında fazlasıyla iyimser beklentilere girilmesini hatalı bulan bazı araştırmacılar, global kirliliğe, gelişmekte olan ülkelerin durumuna ve geri dönülemez nitelikte sonuçlara yol açan kirleticilere dikkat çekmektedirler.

Bu çalışma iki temel bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde ÇKE hipotezinin teorik   çerçevesi sistematik bir şekilde ele alınmakta ve analiz edilmektedir. İkinci bölümde ise ÇKE hipotezi ile ilgili olarak dünya ülkeleri ve Türkiye üzerine  yapılan ampirik çalışmalar incelenmekte, eleştirilmekte ve sonuç bölümünde genel bir değerlendirilme yapılmaktadır.

 

1. ÇKE’ YE YÖNELİK TEORİK AÇIKLAMALAR

 

Çevresel bozulmanın ekonomik büyümeye paralel olarak artacağını ileri süren “büyümenin sınırları” kavramı 1970’lerde akademik çevrelerde oldukça yankı uyandırmış ve etkili bir paradigmaya dönüşmüştür. 1990’ların başında Grossman ve Krueger’in NAFTA’nın (Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi) potansiyel etkileri üzerine yaptığı çalışmada (6) ortaya çıkan bulgular ve Shafik ve Bandyopadhyay (1992) araştırması (7) büyümenin sınırları paradigmasına  yönelik kuşkulu bakış açılarının oluşmasına yol açmış ve yeni argümanlar ileri sürülmeye başlanmıştır. Grossman ve Krueger, 1991 tarihli çalışmalarında 42 ülke için üç hava kirleticisini temel alarak kentsel alanlarda hava kalitesi ve büyüme arasındaki ilişkiyi sorgulamış, bu kirleticilerden ikisinin (sülfürdioksit ve duman) düşük kişi başı GSYİH miktarlarında yoğunlaştığını, fakat yüksek gelir düzeylerinde bu yoğunluğun azaldığını ortaya koymuşlardır. ÇKE üzerine yapılmış ikinci temel çalışma olan Shafik ve Bandyopadhyay (1992) araştırmasında yazarlar  149 ülke üzerine uygulama yapmışlar, kişi başına GSYİH ile hava kirliliği, ormansızlaşma oranı, temiz suya ulaşabilme oranı ve katı atık üretimi arasındaki ilişkiyi sorgulamışlardır. Her iki temel çalışmada da yazarlar 3000-6000 ABD Doları dolayındaki kişi başına gelir düzeylerine kadar sülfürdioksit ve duman yoğunluklarının yükseldiğini, bu gelir düzeylerinden sonra ise düştüğünü bulmuşlardır. Adı geçen çalışmaların yazarları, her ne kadar  gelir yükseldiğinde kirliliğin düşmesinin otomatik olarak gerçekleşecek bir mekanizma olmayabileceği yönünde ihtiyatlı açıklamalarda bulunsalar da bazı araştırmacılar bu içerikte yorumlar yapmışlardır (8).

Ekonomik büyümeye paralel olarak çevresel bozulmanın zaman içerisinde iyileşeceği yönündeki sonuçları içeren ampirik çalışmalar sonrasında güçlü bir karşı  argüman olarak ortaya çıkan ÇKE hipotezi, ekonomik büyümenin çevrenin “düşmanı” olduğu tezine bir “karşı duruş” halini almıştır (9). ÇKE bir terim olarak ilk kez Selden ve Song’un 1994 tarihli çalışmasında kullanılmışsa da bir kavram ortaya çıkışının ilk sinyalleri Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun 1987 yılında yayımladığı “Ortak Geleceğimiz” adlı raporda verilmiştir (10). ÇKE hipotezi 1990’lar boyunca ekonomik gelişmenin anahtar kavramlarından biri olarak geniş kabul görmüş ve Dünya Bankası tarafından da benimsenerek (11) bir “panacea” (her derde deva) olgu halini almıştır (12).

Kişi başına gelir ile çevresel bozulma arasındaki ilişkinin bir diğer versiyonunu Vernon Ruttan ileri sürmüştür. “Ruttan Teorisi” adı verilen teoriye göre, çevresel bozulma en yüksek seviyeden başlamak üzere gelir düzeyi yükseldikçe sürekli olarak azalacaktır, dolayısıyla çevre kalitesiyle gelir arasında negatif yönlü doğrusal bir ilişki vardır (13). Ruttan, Amerikan Tarım Ekonomisi Derneği’nin başkanlığına sunduğu bildirisinde göreli olarak yüksek gelire sahip ekonomilerde çevresel gereksinimlere yönelik talep esnekliğinin düşük olduğunu, temel gıda harcamalarına ise daha güçlü talep olduğunu belirtmiştir (14). Antle ve Heidebrink (1995) (15) Ruttan hipotezine benzer şekilde çevre ve ekonomik gelişme arasında çevresel geçişi yansıtacak ölçülerde değiş-tokuş (trade-off) olduğunu, çevresel kalitenin gelirin eşik değerine kadar yükseleceğini savunurlar. Adı geçen yazarların bir diğer önemli varsayımı ise çevre kalitesini oluşturan girdilerin (su ve hava kalitesi gibi) belirli bir süre sonra genel olarak fiyatlanamayan ortak kaynaklar haline geleceğidir.

Her ne kadar Kuznets’in kendisi gelir dağılımı ve gelir arasındaki ilişkiyle ilgili görüşlerini açıklarken bir şekil kullanmamış olsa da (16) ÇKE’yi ve onunla ilgili olarak ileri  sürülen diğer farklı görüşleri çeşitli şekiller yardımıyla göstermek mümkündür. Şekil (1) de görüldüğü gibi Geleneksel (Tipik) ÇKE, kirlilik düzeyinin kişi başına düşen gelir düzeyi arttıkça önce yükseleceğini, belirli bir gelir düzeyinde zirveye ulaşacağını (dönüm noktası) ve bu gelir düzeyinden sonra düşüşe geçeceğini belirtmektedir. Öte yandan, kirlilik düzeyi ile kişi başına düşen gelir düzeyi arasında pozitif yönlü doğrusal bir ilişkiyi temsil eden eğri “Büyümenin Sınırları” paradigmasını, negatif yönlü doğrusal bir ilişkiyi temsil eden eğri ise “Ruttan Teorisini” betimlemektedir.

Şekil (1) : Geleneksel ÇKE ve Diğer Yaklaşımlar

Geleneksel ÇKE’nin şeklini açıklayan birden fazla teorik yaklaşım mevcuttur. Tablo 1’de  bu yaklaşımlar toplu olarak ele alınmış ve özetlenmiştir.

 

 

Tablo: (1) Geleneksel ÇKE’ni Açıklayan Teorik Nedenler

 

1.

Çevre kirliliği ile ilgili teknolojik süreç dışsal değildir, Harrod-Domar modeli çerçevesinde dengeli büyüme süreci ile ekolojik sınırlar içiçe olarak ele alınabilir.

Buchholz ve Cansier (1980): Aktaran Pasche (2002)

2.

Çevre kalitesi, gelir arttığında talebi artan normal bir maldır.

Jones ve Manuelli (1995); Andreoni ve Levinson (2001)

3.

Çevresel kaynaklara olan talebin gelir esnekliği gelir düzeyine göre farklı değerlere ulaşır. Gelir düzeyi belirli bir eşik değeri aştıktan sonra çevre kalitesinin gelir esnekliği birden büyüktür ve çevre kalitesi lüks bir maldır.Yüksek gelir gruplarındaki tüketim, sadece “yeşil ürün” talebini değil çevre korunması ve düzenlemeleri üzerinde baskı oluşturur. Bir çok durumda, emisyonların artan gelirle birlikte düşüşüne bölgesel ve ulusal düzeydeki kurumsal reformların (çevre hukuku, pazar yönelimli motivasyonlar gibi) eşlik ettiği görülür.

Martinez-Alier (1995); Selden ve Song (1994); de Bruin vd. (1998); Dinda (2004)

4.

Ekonomik gelişmenin başlangıç aşamasında çevre mallarının fiyatı düşük ve kullanım miktarı yaygındır. Gelişmenin ileri aşamalarında çevre malları kıtlaşır, fiyatı yükselir ve bu nedenle kullanımı düşer. Sonuçta çevresel bozulma sona erer ve iyileşme başlar.

Antle ve Hidebrink (1995)

5.

Ekonomik gelişme süreci boyunca önce çevresel bozulmayı artıran daha sonra çevreye daha az zarar veren girdiler kullanılır. Örneğin kömür yerine doğalgaz veya yüksek sülfürlü kömür yerine düşük sülfürlü kömür kullanılır.

Panayotou (1993)

6.

Teknolojideki ve faktör fiyatlarındaki değişimler enerji tüketimini, sermaye/emek oranını ve emisyonları etkiler.Teknoloji geliştikçe verimlilikte ortaya çıkan artışlar, çıktı başına daha az kirletici girdinin kullanımını sağlayacaktır. Böylece toplam faktör verimliliğindeki artış, çıktı başına daha düşük emisyon ile sonuçlanacaktır. Diğer taraftan, gelişen teknoloji çevresel bozulmayı telafi edici yöntemleri de içerebilir. Örneğin selektif ağaç kesimi, ağaçların rehabilitasyonu ve yeniden ağaçlandırma ile ilgili olarak geliştirilen teknikler üretilen ağaç birimi başına ormansızlaşmayı azaltacaktır. Buna benzer çevre dostu teknolojiler çevresel bozulmanın bir kısmını geri döndürebilecektir.

Panayotou (1993); Munasinghe (1999); Cole (2003)

7.

Kişi başına gelirin artmasına paralel olarak yaşam standartları yükselmiş olan toplumların çevre, sağlık ve hijyen standartlarına olan talebinin artması.

Holtz, Eakin ve Selden (1995); Cleveland ve Ruth (1998); Magnani (2001)

8.

Çevre sorunlarının farkına varıldıktan sonra dikkatlerin bu konu üzerine yoğunlaşması ve bunu, kısıtlayıcı bir mevzuatın oluşumunun takip etmesi.

Suri ve Chapman (1998)

9.

Ekonomik gelişmenin başlangıç aşamalarında tarımsal üretimden sanayi üretimine geçilmesiyle kirlilik oluşturan emisyonlar artmıştır. Gelişmenin daha sonraki aşamalarında ise yoğun kaynak kullanan ağır sanayi üretiminden hizmetler sektörüne ve hafif imalat sanayisine geçilmesi çıktı başına düşen emisyon miktarını düşürmüş, endüstriyel çıktının kompozisyonu yapısal olarak değişmiştir.

Panayotou (1993); Arrow vd. (1995); Focacci (2003)

10.

Çevre kalitesindeki iyileştirmeler büyük ölçekli ekonomiler için daha uygulanabilirdir. Çünkü, kirlilik kontrol teknikleri küçük ölçekli üretim hacimlerine uygulanamayabilir. Üretim ve gelir yükseldikçe çevresel iyileşme görülür. Talep tarafında ise çevre kalitesine gönüllü olarak yapılan maddi katkılar yüksek gelir seviyelerinde hiçbir zaman sıfıra ulaşmaz.

Panayotou (1993); Stokey (1998); Andreoni ve Levinson (2001)

11.

Çevre kalitesi ile ilgili kararlar bireysel değil, büyük ölçüde siyasal kararlardır. EKC’nin dönüm noktaları iktisat politikası enstrümanlarıyla açıklanabilir. Gelir düzeyi belirli bir seviyenin üzerine çıktıktan sonra siyasi olarak organize olmuş çıkar grupları artan gelirden aldıkları güç ile çevresel iyileşmeyi teşvik etmeye başlarlar.

Torras ve Boyce (1998)

12.

Kirleticilerin düzeyi enerji üretimi ile birlikte ele alınmalıdır. Göreli fiyatlardaki değişim temiz enerji kaynaklarına uyumu gerektirir ve bu uyum süreci EKC eğrisine şekil verir.

Spangenberg (2001); Canas, Ferrao ve Conceica (2003)

13.

Bilgi temelli ve hizmet ağırlıklı ekonomik yapılar, zamanla fiziksel üretim süreçlerinin yerini almaktadır.

de Groot (1999); Lindmark (2002)

14.

Çevre kirliliği bir dışsallıklar bütünüdür ve içselleştirilmesi ancak kollektif karar verebilen toplumlarda mümkündür. Bu toplumlar ise genellikle gelişmiş ülkelerdir.

Jones ve Manuelli (1995)

15.

Uluslararası ticaretin serbestleşmesi bir yandan ölçek etkisi nedeniyle kirliliği artırırken diğer yandan kirlilik yoğun malların üretimi nedeniyle oluşan kirlilik diğer ülkelerle yapılan ticaret sonucunda azalma eğilimine girebilir (Displacement Hypothesis). Öte yandan gelişmekte olan ülkelerin birçoğunun  gelişmiş ülkelerden doğrudan yabancı yatırımlar (FDI) yoluyla temiz ve yeni teknolojileri transfer etmeleri, bu ülkelerdeki kirlik düzeyinin zamanla düşmesini sağlamaktadır. Gelişmiş ülkelerin ve uluslar arası yardım kuruluşlarının gelişmekte olan ülkelere yaptıkları ve içeriğinde politika reformları, bilgi birikimi, halkın çevre konusundaki eğitimi ve yardımları, araştırma programlarına verilen destekler gibi unsurların yer aldığı çabalar çevre kirliliğinin azalması yönünde etkide bulunur.

Dasgupta vd. (2002); Dinda (2004)

16.

Ekonomik gelişme süreci piyasa-dışı ekonomi mekanizmalarını piyasanın işlerlik çerçevesine oturtarak enerji kaynaklarının daha az kirleten türlere dönüşümünü mümkün kılar. Örneğin petrol ve benzeri kirletici enerji kaynaklarının fiyatlarının yükselmesi daha temiz alternatif enerji kaynaklarına eğilimi artırmaktadır.

Unruh ve Moomaw (1998); Dinda (2004)

 

 

2. AMPİRİK LİTERATÜR

 

ÇKE’nin varlığı konusunda aralarında veriler ve yöntemler konusunda oldukça fazla sayıda ortak nokta olan ampirik çalışma yapılmıştır. ÇKE hipotezinin test edilmesine yönelik ampirik çalışmalar genel olarak incelendiğinde farklı sonuçlarla karşılaşılmaktadır ve çalışma sonuçlarında homojenite bulunmamaktadır.  İlk ÇKE araştırmaları gelir düzeylerinin basit kuadratik fonksiyonlarından oluşmaktaydı. Fakat ekonomik faaliyetlerde kaynak kullanımı arttıkça termodinamik kanunları gereğince zararlı atık üretimi de çoğalmış ve farklı göstergelere modellerde yer verilmeye başlanmıştır (17).

ÇKE’nin ampirik analizleri öncelikle iki kritik başlık altında toplanabilir (18): i) Kişi başına düşen gelir miktarı yükseldikçe çevresel bozulma ile ilgili belirlenmiş bir göstergenin ters U şeklinde bir ilişkiye işaret edip etmediği, ii) Kişi başına düşen gelirin artışına paralel olarak çevresel iyileşmenin başladığı dönüm noktasının hesaplanması. Araştırmacılar, kirlilik ve gelir arasında farklı şekillerde ortaya çıkmakla birlikte sıklıkla ters U şekilli bir ilişki saptamışlardır (19).

ÇKE hipotezini test etmeye dönük çalışmalarda ülkelerarası yatay kesit veya panel verilere dayalı regresyon analizleri ile daha çok karşılaşılmakta, tek ülkeli ve zaman serisi verilerini kapsayan uygulamalar ise azınlıkta kalmaktadır. Aşağıda indirgenmiş biçimi yer alan modelin, ÇKE hipotezi ile ilgili ampirik çalışmalarda kirlilik düzeyi ve/veya çevresel bozulma ile gelir arasında çeşitli şekillerde var olması mümkün olan ilişkilerin tahmini için ağırlıklı olarak kullanıldığı görülmektedir (20):

 

Yit = αi + β xit + β2 x²it + β3 x³it + β4 Zit + εit      (1)

 

Burada Y çevresel göstergeyi, x geliri, Z ise çevresel bozulma üzerinde etkili olan diğer değişkenleri, i ülkeyi, t zamanı, α sabit terimi, βk’deki k ise açıklayıcı diğer değişken kat sayısını temsil etmektedir. Model (1), çevre kirliliği ve ekonomik büyüme/gelişme ilişkisinin Şekil 2’de yer alan çeşitli biçimlerinin test edilmesini sağlar.

 

 

Şekil (2) : ÇKE Hipotezi Altında Beklenen Farklı İlişkiler

 

 

 

ÇKE modellerinde kirletici veya çevreyi bozucu nitelikteki farklı göstergeler (değişkenler) kullanılmaktadır. Tablo 2’de  bu değişkenlerin bir listesi bulunmaktadır. Çok değişkenli ampirik çalışmalarda bu değişkenlerin bazılarında ÇKE ilişkisi saptanırken bazı değişkenler için ise pozitif sonuç elde edilememektedir.

 

TABLO (2) : ÇKE Çalışmalarında Kullanılan Başlıca Göstergeler

Hava

Kalitesi

Göstergeleri

SO2

Sülfür Dioksit

SPM/Smoke

Havada Asılı Maddeler (Duman)

CO

Karbon Monoksit

CO2

Karbon Dioksit (Yerel ve Global)

NOx

Nitrojen Oksit

CH4

Metan

N2O

Diazot Monoksit

NH3

Amonyak

CFC ve Halon

Kloroflorokarbonlar ve Halon Gazı

Su

Kalitesi

Göstergeleri

Sudaki Patojenler

Fecal Toplam Koliformlar

Ağır

Metaller

Kurşun, Kadmiyum, Civa, Arsenik ve Nikel

Toksik Kimyasallar

Suda yok olmayan, insan faaliyetleri sonucu oluşan kimyasal maddelerin tümü

 

Sudaki Oksijen Düzeni

Çözülmemiş oksijen,

 Biyolojik (BOD) ve Kimyasal (COD) oksijen talepleri

 

Diğer Göstergeler

Yerel zararlı katı atıklar

Kent sağlığı

İçilebilir su olanağı

Enerji tüketimi

Trafik Yoğunluğu

Ormansızlaşma veya toplam orman alanlarındaki değişiklikler

Ekolojik ayak izi

 

 

Ampirik olarak yapılmış ÇKE çalışmalarının önemli bir kısmında Tablo (2) de yer alanlara ilave olarak bazı açıklayıcı ek değişkenler de modele dahil edilmiş ve ekonometrik sonuçların güvenilirliği artırılmaya çalışılmıştır. Bunların başlıcaları şunlardır: Zaman serileri ve bilgisel kukla değişkenler (21), ülke kukla değişkenleri (22), nüfus yoğunluğu (23), gelir eşitsizliği, okullaşma oranı, siyasi haklar ve insan hakları, şehirleşme (24), teknoloji düzeyi (25), özgürlük, demokrasi, sanayileşme düzeyi ve dışa açıklık (26), ürün yapısı (27).

 

EKC üzerine yapılmış olan çalışmalarda EKC’nin varlığının onaylanması durumunda ulaşılmak istenen önemli bir bilgi de dönüm noktası (turning point)dır. Dönüm noktası, kirleticiye veya farklı çevresel göstergelere göre değişmekte ve hangi kişi başına düşen ulusal gelir düzeyinden sonra çevresel bozulmanın iyileşme eğilimine gireceğini belirlemektedir. ÇKE’yi onaylayan ilişkinin varlığı halinde dönüm noktası şu eşitlikten yola çıkılarak elde edilmektedir (28):

    β

Y* = - ———

                                                              2β2

ÇKE üzerine yapılmış ilk ampirik çalışma olan Grossman ve Krueger (1991) çalışmasında SO2 (42 ülke), duman (19 ülke) ve SPM (21 ülke) için ÇKE’nin varlığı araştırılmıştır. Yazarlar, kullandıkları verileri, dünyanın farklı gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerine ilişkin veri seti hazırlayarak kullanıma sunan BM ajansı GEMS’ten (Global Environmantal Monitoring System) sağlamışlardır. Çalışmanın sonuçlarına göre SO2 ve duman için dönüm noktaları 4.000 – 5.000 ABD Doları (1985 fiyatlarıyla) civarında ortaya çıkmaktadır. SPM yoğunlukları ise daha düşük gelir düzeylerinde de düşüşe geçebilmektedir. Adı geçen yazarlar, çalışmalarında 10.000 – 15.000 ABD Dolarından daha yukarıdaki gelir düzeylerinde her üç kirleticinin yoğunluğunun yeniden yükselişe geçtiğini saptamışlardır. 1977 – 1988 dönemine ilişkin olan bu çalışmada kullanılan açıklayıcı ek değişkenler bölgesel kukla değişkenler ile nüfus yoğunluklarıdır.

Grossman ve Krueger’in 1991’deki öncü çalışmasının ardından yapılmış olan ve ÇKE hipotezini destekleyen bazı ampirik çalışmaların sonuçlarına ilişkin çeşitli bilgilere Tablo (3) aracılığı ile ulaşmak mümkündür.

 
Tablo (3) :Çevresel Kuznets Eğrisini Destekleyen Ampirik Çalışmalar

 

Dönem
Mekan

Dönüm Noktası ($)

Veri Kaynağı
Araştırma

1977-88

32 Ülke (NAFTA)

-SO2 ve SPM: 4,000-5,000

GEMS,WHO,

EPA

Grossman ve Krueger (1991)

1960-90

149 Ülke

-SO2: 3,670-4,000

-Ormansızlaşma.: 2,000

-Karbon:4,000

WB:BESD, MARC, CCIW

Shafik ve Bandyopadhyay (1992)

1960-88

80 Ülkedeki 37 İmalat Sanayi Sektörü

-Çıktı başına toksik yoğunluk: 12,790

EPA

Hettige, Lucas ve Wheeler (1992)

1987-88

55 Ülke

-SO2: 3,137

-NOx: 5,500

-PES: 4,500

-Orm.:1,200

Kendi hesaplamaları

Panayotou (1993)

1987-88

22 OECD, 8 GO Ülke

- SO2: 10,391

-NOx: 13,383

-SPM: 12,275

-CO: 7,114

WRI,OECD

Selden ve Song (1994)

1961-88

64 Gelişmekte olan ülke (Bir milyon hektardan fazla orman alanı olanlar)

-Ormansızlaşma: 4,760-5,420 (Latin Amerika ve Afrika için)

FAO

Cropper ve Griffiths (1994)

1977-90

42 Ülke, 52 Şehir

-SO2: 4,053

-SPM: 6,151

-Nikel: 4,113

-Arsenik: 4,900

-Civa: 5,047

-Nitratlar: 10,524

-T.Koliform: 3,043

-B.O2 Talebi:7,623

-K.O2 Talebi:7,853

-Çöz. O2: 2,703

GEMS, WHO, EPA

Grossman ve Krueger (1995)

1951-86

130 Ülke

-CO2: 35,428

ORNL

Holtz, Eakin ve Selden (1995)

1970-92

15 OECD Ülkesi

-SO2: 5,700-6,900

-SPM: 7,300-8,100

-CO: 9,900-10,100

-NO2:15,100-17,600

Nitratlar: 15,600-25,000

OECD, UNEP

Cole vd. (1997)

1982-94

30 Ülke

-SO2: 5,000

GEMS

Panayotou (1997)

1974-89

13 Gelişmiş Ülke

10 G.O. Ülke

-SO2:12,340

UN

Kaufman vd.(1998)

1950-90

141 Ülke

-CO2:

OECD ülkelerinde 1970’lerde genel dönüm noktası

CDIAC, UN; Holtz vd. 1995 verileri ; 1990 sonrası projeksiyonlar

Schmalensee, Stoker ve Judson (1998)

1977-91

19-58 Ülke

18-52 Şehir

-SO2: 3,890-3,360

-SPM: 4,350

-Çöz. O2: 19,865

-Temiz su: 6,900-11,255

-Sağlık Koşulları: 10,957

GEMS

Torras ve Boyce (1998)

1929-94

ABD Eyaletleri

-SO2: 22,553

-NOx: 8,656

EPA

List ve Gallet (1999)

1960-90

73 OECD Ülkesi

-SO2: 101,166

ASL

Stern ve Common (2001)

1972-91

66 Ülke (20 Latin Amerika, 12 Asya, 31 Afrika)

-Ormansızlaşma:

Latin Amerika: 6,600, Afrika:1,300-5,000; Asya: 2,200-5,500

FAO, WRI, UNEP

Bhattarai ve Hammig (2001)

1971-92

35 Ülke, 77 Şehir

-SPM: 6,000

GEMS, WHO,EPA

Harbaugh, Levinson ve Wilson (2002)

1980-95

63 Ülke (20 Latin Amerika, 12 Asya, 31 Afrika)

-Ormansızlaşma: 5,940-7,080

GIS, GEMS,FAO

Bhattarai ve Hammig (2004)

1972-91

66 Ülke (Asya, Afrika ve Latin Amerika’nın tropik ülkeleri)

-Sulanabilir tarımsal alan: 2,800-5,500

WDI, FAO

Bhattarai (2004)

1961-01

141 Ülke

-Ekolojik ayak izi: 24,906-26,280

WWF, UNEP-WCMC

Bagliani ve Dalmazzone (2006)

1960-99 (CO2),

1960-01 (SO2)

188 Ülke (CO2)

200 Ülke (SO2)

-CO2: 121,564

-BOD: 17,857

 

WDI, CDIAC

Gassebner, Lamla ve Sturm (2006)

 

ÇKE’ni destekleyen çok sayıda çalışmanın yanında bu ilişkinin tesbit edilemediği çalışmalar da bulunmakta (29), çok değişkenli olarak yapılan bazı analizlerde ise değişkenlerden bazıları için pozitif sonuçlar elde edilirken bazılarında negatif sonuçlarla karşılaşılmaktadır.

Çeşitli çevresel bozulma göstergelerine göre gerçekleştirilen ve EKC’yi destekleyen çalışmalara bazı eleştiriler de yapılmıştır. Bunlardan birisi, tipik bir EKC eğrisinin şeklinin  “kirliliğin kümülatif değil, etkileri geri döndürebilir bir gelişime sahip olduğu varsayımına” dayandığı (30), oysa özellikle  CO2 emisyonu ve CFC’ler gibi kirleticilerin varlığı ve biyoçeşitliliğin ortadan kalkması gibi süreçlerin geri döndürülemez nitelikte olduğu iddialarıdır (31) Bir diğer eleştiri ise EKC ile ilgili olarak yapılan ampirik çalışmaların sonuçlarının bütün kirleticiler için evrensel olmadığı yönünde oluşmaktadır (32). Çevresel kaynaklara olan talebin gelir esnekliğinin gelir düzeyine göre farklı değerlere ulaşması ve farklı gelir düzeylerinde çevre kalitesinin lüks bir mal olduğunun kabul edilmesi halinde EKC’nin dönüm noktalarının tesbiti ve açıklanmasında sorunlarla karşılaşmak mümkündür. Bu yöndeki zorlukların ortadan kaldırılması için EKC’nin çok uzun dönemli verilerden yararlanılarak elde edilmesi yoluna giden araştırmalara da rastlanmaktadır. Örneğin Goklany (1999) (33),  hava kirliliği ile ilgili olarak ABD’de yaptığı bir çalışmada yüzyılı aşkın bir tarihsel eğilim analizi yapmıştır. Mather ve Needle (1998) (34), çok uzun bir dönemi kapsayan ve ayrıntılı bir tarihsel doküman araştırmasını gerektiren incelemeler yapmıştır. Benzer şekilde Lindmark (2002) (35), İsveç’teki karbondioksit emisyonlarıyla ilgili uzun dönemli bir analiz gerçekleştirmiştir.

EKC’yi onaylayan çalışmalara yönelik bir başka eleştirel yaklaşım, ülkeler arasındaki gelişmişlik farklarının ve yoksulluk düzeylerinin çevre kirliliği üzerindeki etkilerinin üzerinde yeterince durulmamasıdır. Bu bağlamda, hızla büyüyen orta gelirli ülkelerde ölçek ekonomileri ortaya çıkmasına rağmen kirlenme ve diğer çevresel bozulma ölçek ekonomilerinin beklenen etkisini bastırmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerdeki çevre kirliliği artışına dikkat çeken Martinez-Alier bu ülkeler için “yeşil olmayacak kadar yoksul” tanımlamasını yapmaktadır (36). Son zamanlardaki ekonometrik sonuçlar kirlenme problemlerinin  daha çok gelişmekte olan ülkelerin problemi olma eğilimi taşıdığına işaret etmektedir (37). Bu bağlamda, “aşağıya doğru yarış” senaryosu olarak tanımlayabileceğimiz süreç ortaya çıkmakta, gelişmiş ülkeler çevreyi kirleten üretim sistemlerini gelişmekte olan ülkelere kaydırmaktadır (38).

ÇKE üzerine yapılmış analizler ve ampirik çalışmaların sonuçlarını incelerken dikkat çeken bir diğer nokta anlamlı EKC’lerin yalnızca yerel hava kirleticiler için (SO2, SPM, NOx ve CO gibi) geçerli olması (39), oysa dolaylı etkide bulunan küresel çevre göstergelerinin (CO2, yerel katı atıklar, enerji tüketimi, trafik yoğunluğu gibi) gelirle birlikte sürekli arttığı veya büyük standart sapmalarla yüksek seviyeli dönüm noktalarına rastlandığı hususudur (40). Bazı yazarlar, “yeni kirleticiler” adı altında ileri sürdükleri senaryo çerçevesinde geleneksel ÇKE çalışmalarında kullanılanlar dışında son dönemlerde ortaya çıkan bazı kirleticilerinin miktarının (e.g., karsinojenik kimyasallar) gelir düzeyi ile birlikte sürekli arttığını, dolayısıyla bu kirleticiler için ÇKE’nin anlamlı olmadığını iddia etmektedirler.

ÇKE’yi onaylayan çalışmalardan yola çıkarak ulusal bazdaki ÇKE’lerin küresel yaklaşımlar için de geçerli olabileceğini ve küresel çevre sorunlarının orta vadeli gelecekte azalacağını ileri sürenlere yönelik karşı görüşler de bulunmaktadır. Küresel açıdan düşünüldüğünde EKC’nin dönüm noktasının kişi başına düşen ortalama dünya gelirine bağlı olarak ortaya çıkacağı söylenebilir. Bununla birlikte, özellikle nüfusu çok fazla olan birçok ülkedeki çarpık gelir dağılımı nedeniyle bu ilişkinin çerçevesi sağlıklı bir şekilde ifade edilemeyebilecektir (41).

 

3. Türkiye Üzerine Yapılan Çalışmalar

 

ÇKE hipotezi üzerine yapılmış olan çalışmalarda ağırlıklı olarak daha önce açıklanmış olan (1) numaralı modelin kullanıldığı gözlenmektedir. ÇKE hipotezini Türkiye üzerine test eden bilimsel çalışmaların sayısı oldukça azdır. Başar ve Temurlenk çalışmasında kirletici değişken olarak CO2 alınmış, zaman serisi verilerinden yararlanılarak 1950-2000 yıllarını kapsayan bir analiz yapılmıştır (42). Çalışmada tüm değişkenlerin düzey değerlerinde durağan olması sebebiyle kointegrasyon analizine gerek kalmamış ve doğrudan tahmin yapılabilmiştir.  Sonuçlara göre, gelir ile katı yakıt ve fuel oil tüketiminden dolayı ortaya çıkan karbondioksit miktarı arasında anlamlı bir ilişki bulunamamış, gelir ile kişi başına karbondioksit miktarı ve katı yakıtların tüketiminden dolayı ortaya çıkan karbondioksit miktarı arasında ise ters-N biçimli bir ilişki elde edilmiştir. Dolayısıyla ÇKE ile ilgili olarak ele alınan dönemde ve ele alınan değişkenler açısından destekleyici bulgulara ulaşılamamıştır.

ÇKE hipotezi kapsamında Türkiye ile ilgili olarak ele alınabilecek bir diğer çalışmayı Akbostancı, Tunç, Türüt-Aşık  gerçekleştirmiştir (43). “Kirli Endüstri Sığınağı” hipotezini  test eden yazarlar Türkiye’de kirli sektörlerin üretimdeki paylarının artmadığını ve ihracattaki paylarının 1980-1990 döneminde arttığı fakat 2000’li yıllara doğru bir azalma eğiliminde olduğunu gözlemlemişlerdir. Bu eğilim ilk bakışta ÇKE hipotezini destekleyici bir bulgu olarak görülebilirse de ithalatın ve ihracata dönük sektörlerin  genel yapısının ve toplam büyüklüklerinin  ayrıntılı bir analizi yapılmadan karar vermek oldukça güç olacaktır.

 

Türkiye ile ilgili ampirik ağırlıklı ÇKE çalışmalarının en önemli kısıtı kirletici değişkenler ile ilgili sınırlı sayıda verinin varlığı ve bu verilerin sağlıklı olup olmadığıdır. Örneğin, Başar ve Temurlenk (2007) çalışmasında kullanılan ve CDIAC’ın yayınladığı CO2 değerleri enerji istatistiklerinden yararlanılarak yapılmış tahmin sonuçlarından oluşmaktadır ve coğrafi koşullar ile bölge iklimi göz önüne alındığında hatalı sonuç verme olasılıkları yüksektir. Türkiye ile ilgili olarak temel bir kirletici olan CO2’ye ait olan ve bilimsel yöntemlerle somut olarak ölçülmüş ve yeterli bir dönemi kapsayan bir zaman serisi verisi bulunmamaktadır. Bu veriler iller bazında elde edilmekte olup bunların da bir kısmı il genelini bir kısmı ise il merkezlerini temsil eden ölçüm sonuçlarından ibarettir ve ancak 1987 yılından beri DİE (TÜİK) tarafından düzenli olarak yayınlanabilmektedir. Bu nedenle CO2 ile ilgili olarak  doğrudan Türkiye genelini temsil edecek uzun dönemli bir zaman serisi elde etme olanağı henüz bulunmamaktadır.

 

SONUÇ

 

İnsanların yeryüzündeki ekonomik faaliyetlerinin artışı bireysel ve toplumsal refahı artırmakla birlikte ortaya çıkan çevre kirliliği ve benzeri etkiler bu refah artışına şüpheli ve karamsar bir bakış açısının gelişmesine neden olmuştur. Kişi başına düşen gelir düzeyi artışına paralel olarak çevresel bozulmanın önce arttığı, belli bir gelir düzeyinde zirveye ulaştıktan sonra iyileşme eğilimine girdiği yönündeki gözlemler ÇKE hipotezi çerçevesinde önemli ölçüde dikkat çekmiştir. ÇKE hipotezi üzerine yapılmış araştırmalarda birçok kirletici ve çevre bozucu değişken için olumlu sonuçlar alınmış ve dünyanın geleceğine dair iyimser bekleyişler ortaya çıkmıştır. Belirli bir gelir eşiğinin aşılmasından sonra çevresel koşulların düzelmeye başlamasına teorik açıklamaların getirilmesinin ardından dünyadaki hızlı büyümeden duyulan endişe uzun bir dönem boyunca azalma eğilimine girmiştir. Ancak yirmibirinci yüzyılın başlarından itibaren çevresel bozulmanın etkilerinin ulusal sınırları aştığının ve zannedilenin çok daha ötesinde etkilerinin olduğunun ortaya çıkması ÇKE hipotezinin oluşturduğu iyimser havayı bozucu niteliktedir. Günümüzde küresel ısınmanın varlığı bilimsel olarak ispatlanmıştır ve küresel ısınma sürecinin yol açtığı düşünülen doğal felaketlerin frekansı giderek artmaktadır. Son yüzyıllarda sanayileşme ve insan faaliyetlerinden kaynaklanan diğer gelişme kanallarının yol açtığı karbondioksit gazı birikimi uzun süre önemli bir belirti vermeden varlığını sürdürmüşse de kritik eşik aşıldıktan sonra iklim değişikliği süreci hız kazanmıştır. Son yüzelli yılda insani faaliyetler nedeniyle atmosfere salınan karbondioksit gazı miktarı yarım milyon yıldır doğanın kendi mekanizmalarından salınan miktardan fazladır. Dünya üzerindeki iklim düzenleri son derece karmaşık mekanizmalara sahip olduğu için herhangi bir sebeple değişim sürecine girdikten sonra, değişime yol açan nedenler ortadan kalksa bile eski durumlarına dönmeleri çok uzun sürmekte ve belki de mümkün olmamaktadır. İklim dengelerinin bozulmasının yol açtığı küresel felaketlerin arttığı, can ve mal kayıplarının çoğaldığı son yıllarda kuraklık ve benzeri olgular gıda güvenliği başta olmak üzere insan yaşamını tehdit etmektedir. ÇKE hipotezinin doğrulandığı çalışmalarda ele alınan kirletici değişkenlere son dönemlerde kullanımı artan, geri dönüşümü olmadığı için yok edilemez nitelikteki birçok kimyasal madde eklenmiştir ve bu maddeler yeryüzünde sürekli olarak birikmektedir. Öte yandan yeryüzündeki bitki ve hayvan türleri arasından her gün soyları tükenen çok sayıda canlı eksilmekte ve biyo-çeşitlilik hızlı bir şekilde azalmaktadır, yok olan canlıların yeniden yaşam sürecine katılmaları ise mümkün olmamaktadır.

Sonuç olarak dünya çevresel olarak geri döndürülemez nitelikte bir döneme girmektedir. Dünyada yaşayan insanların ortalama gelirleri yükseldikçe bir mal olarak temiz çevreye olan talep artmakta ve belirli kirleticiler için önlem alınabilmektedir. Ancak küresel ısınma başta olmak üzere biyo-çeşitliliğin azalması ve yok edilemeyen maddelerin birikimi gibi çevre sorunlarının iyileşebilmesi için küresel gelir düzeyinin artmasını beklemek bir yarar getirmeyecektir. İnsanların yaşam kalitesini düşürmekte olan ve hatta bazı kötümser senaryolara göre yeryüzünde yaşayan insan sayısını azaltacak nitelikteki çevresel sorunlar için artan gelir düzeyi çözüm getirmeyebilecektir. ÇKE hipotezini destekleyen çalışmaların birçoğu çevre kirliliğinin küresel/evrensel niteliğini göz ardı etmekte, ulusal sınırlar içindeki gelir artışının zaman içerisinde yerel çapta  ortaya çıkardığı iyileştirici etkiyle anlam kazanmaktadır. Oysa  ÇKE hipotezinin en önemli kavramlarından olan “dönüm noktası” son dönemde ortaya çıkan çevre sorunlarının “geri dönülemez” niteliği nedeniyle anlamsız hale gelmekte ve küresel ölçekte düşünüldüğünde bir dönüm noktasının ortaya çıkmasını beklemek sonuçsuz bir çaba haline dönüşmektedir. Örtülü bir şekilde çevre sorunlarının iyileşmesini “zamana bırakmak” anlamına gelen ÇKE hipotezinin zaman boyutu gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler ayırımı yapıldığında geçerliliğini bir kez daha yitirmektedir. Gelişmiş ülkelerin, ulusal/bölgesel sınırları içerisinde ve belirli değişkenler bazında da olsa çevresel bozulmanın önüne geçmelerine karşın, gelişmekte olan ülkelerin haklı olarak daha yüksek büyüme oranlarına ulaşma istekleri çevre kirleticilerinin oldukça uzun bir dönem daha yeryüzündeki varlığını sürdüreceğine işaret etmektedir. Yoksulluktan kurtulmak isteyen azgelişmiş ülkelerde ise bozulmamış bir çevre lüks olarak görülmekte ve çevre kirliliği alışılmış sınırları zorlamaktadır. Paradoksal bir biçimde, ulusal sınırları içinde ekolojik dengeleri gözeten gelişmiş ülkelerin küresel etkileri olan çevre kirleticiler konusunda duyarsız kalmaları ( ABD’nin Kyoto Protokolu’na imza atmamasına karşın ülke sınırları içerisinde çevre kirliliğine karşı aldığı sert önlemler örneğindeki gibi) sonucunda ortaya çıkan çevresel sorunlar en tahrip edici etkisini azgelişmiş ülkelerde göstermektedir. Küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin yol açtığı temiz suya ulaşma, susuzluk, tarımsal üretimde azalmalar gibi sorunlar azgelişmiş ülkeleri çaresiz bırakmaktadır. Gelişmiş ülkeler her ne kadar kısa ve orta vadeli senaryolarda uzun süre maddi imkanlarıyla çevresel sorunlarla baş edebilecek gibi görünseler de ekonomik gelişme ve büyüme yarışının yönü “aşağıya doğru” görünmektedir.

 

REFERANSLAR

(1)                 Morrisson, C., 2000. Historical Perspectives on Income Distribution: The Case of Europe, Handbook of Income Distribution, Volume 1 içinde. (Eds.) A. B. Atkinson ve F. Bourguignon. Elsevier Science, Nederlands. 217-260, s.218.

(2)                 Kanbur, R., 2000. Income Distribution and Development, Handbook of Income Distribution, Volume 1 içinde. (Eds.) A. B. Atkinson ve F. Bourguignon. Elsevier Science, Nederlands. 791-841, s.797.

(3)                 Yandle, B., Bhattarai, M., Vijayaraghavan, M., 2004. Environmental Cuznets Curve: A Review of Findings, Methods, and Policy Implications, PERC, Research Study, 02-1, April 2004. 1-38, s.2.

(4)                 Stern, D. I., 2004. The Rise and Fall of the Environmental Kuznets Curve, World Development, Vol.32, No.8, 1419-1439, s.1419.

(5)                 Deacon, R., Norman, C. S., 2004. Is the Environmental Cuznets Curve an empirical regularity? University of California, Departmental Working Papers, Paper 22-03. 1-27, s.2.

(6)                 Shafik, N., Bandyopadhyay, S., 1992. Economic Growth and Environmental Quality: Time Series and Cross-Country evidence. Backround Paper for the World development report. The World Bank, Washington, DC.

(7)                 Grossman, G. M., Krueger, A. B., 1991. Environmental impact of the North American Free Trade Agreement. NBER Working Paper N. 3914.

(8)                 Deacon, R., Norman, C. S., 2004. Is the Environmental Cuznets Curve an empirical regularity? University of California, Departmental Working Papers, Paper 22-03. 1-27, s.4-5.

(9)                 Hayward, S. F., 2005. The China Syndrome and the Environmental Kuznets Curve, American Enterprise Institute for Public Policy Research, Environmental Policy Outlook, 1-6, s.1; Common, M., 1996. Environmental and Resource Economics: An Introduction, Second Edition, Longman, England, s.427; Perman, R. M. Y., McGilvray, J., Common, M., 1999. Natural Resource and Environmental Economics, Second Edition, Pearson Education, England, s.33.

(10)             Stern, D. I., 2004. The Rise and Fall of the Environmental Kuznets Curve, World Development, Vol.32, No.8, 1419-1439, s.1419.

(11)             Hayward, S. F., 2005. The China Syndrome and the Environmental Kuznets Curve, American Enterprise Institute for Public Policy Research, Environmental Policy Outlook, 1-6, s.3.

(12)             Andreoni, J., Levinson, A., 2001. The Simple anlytics of the Environmental Kuznets Curve. Journal of Public Economics 80(2), 269-286, s.270.

(13)             Chapman, D., 2000. Environmental Economics: Theory, Application, and Policy, Addison-Wesley-Longman Inc., s.29; Yandle, B., Bhattarai, M., Vijayaraghavan, M., 2004. Environmental Cuznets Curve: A Review of Findings, Methods, and Policy Implications, PERC, Research Study, 02-1, April 2004. 1-38, s.5.

(14)             Ruttan, V. W., 1971. Technology and the Environment. American Journal of Agricultural Economics 53. 707-717.

(15)             Antle, J. M., Heidebrink, G., 1995. Environment and Development: Theory and International Evidence. Economic Development and Cultural Change 43(3), 603-625.

(16)             Lindert P. H., 2000. Three centuries of inequality in Britain and America. Handbook of Income Distribution, Volume 1 içinde. (Eds.) A. B. Atkinson ve F. Bourguignon. Elsevier Science, Nederlands, 167-216, s.172.

(17)             Stern, D. I., 2004. The Rise and Fall of the Environmental Kuznets Curve, World Development, Vol.32, No.8, 1419-1439, s.1422.

(18)             Barbier, E., 1997. Introduction to the Environmental Kuznets Curve, Special Issue, Environment and Development Economics 2(4), 369-381, s.1.

(19)             Kelly, D. L., 2003. On Environmental Kuznets Curve arising from stock externalities. Journal of Economic Dynamics and Control, Volume 27, Issue 8, June, 1367-1390, s.2; Yandle, B., Bhattarai, M., Vijayaraghavan, M., 2004. Environmental Kuznets Curve: A Review of Findings, Methods, and Policy Implications, PERC, Research Study, 02-1, April 2004. 1-38, s.9.

(20)             Dinda, S., 2004. Environmental Kuznets Curve Hypothesis: A Survey, Ecological Economics, 49, 431-455, s.440.

(21)             Shafik, N., 1994. Economic development and environmental quality: an econometric analysis. Oxford Economic Papers 46, 757-773; Torras, M., Boyce, J. K., 1998. Income, inequality, and pollution: A reassessment of the Environmental Kuznets Curve, Ecological Economics 25. 147-160.

(22)             Cole, M. A., Rayner, A. J., Bates, J. M., 1997. The Environmental Kuznets Curve: an empirical analysis. Environment and Development Economics 2, 401-416.

(23)             Panayotou, T., 1997. Demystifying the environmental Kuznets curve: turning a black box into a policy tool. Environment and Development Economics 2, 465-484; Selden, T., Song D., 1994. Environmental Quality and Development: Is There A Kuznets Curve for Air Pollution?, Journal of Environmental Economics and Management 27, 147-162.

(24)             Torras, M., Boyce, J. K., 1998. Income, Inequality, and pollution: A reassessment of the Environmental Kuznets Curve, Ecological Economics 25. 147-160.

(25)             Shafik, N., Bandyopadhyay, S., 1992. Economic Growth and Environmental Quality: Time Series and Cross-Country evidence. Backround Paper for the World development report. The World Bank, Washington, DC; Torras, M., Boyce, J. K., 1998. Income, Inequality, and pollution: A reassessment of the Environmental Kuznets Curve, Ecological Economics 25. 147-160.

(26)             Gassebner, M., Lamla, M., Sturm, J., 2006. Economic, Demographic and Political Determinants of Pollution Reassessed A Sensitivity Analysis, Swiss Inst. For Business Cycle Research, Working Paper Series, No: 129.

(27)             Panayotou, T., 1997. Demystifying the environmental Kuznets curve: turning a black box into a policy tool. Environment and Development Economics 2, 465-484

(28)             Dinda, S., 2004. Environmental Kuznets Curve Hypothesis: A Survey, Ecological Economics, 49, 431-455, s.441.

(29)             de Bruyn, S. M., Van Den Bergh J. C. J. M.; Opschoor, J. B., 1998. Economic Growth and Emissions: Reconsidering the Empirical Basis of Environmental Kuznets Curves, Ecological Economics, 25. 161-175; Focacci, A., 2003. Empirical Evidence in the analysis of the environmental and energy policies of a series of industrialised nations, during the period 1960-1997, using widely employed macroeconomic indicators. Energy Policy, 31, 333-352; Bertinelli, T., Strobl, E., 2005. The Environmental Kuznets Curve Semi-Parametrically Revisited, Economic Letters, 88. 350-357; Richmond, A. K., Kaufmann, R. K., 2006. Is there a turning point in the relationship between income and energy use and/or carbon emissions?, Ecological Economics, 56. 176-189.

(30)             Arrow, K., Bolin B., Costanza, R., Dasgupta, P., Folke, C., Holling, C. S., Jansson, B. O., Levin, S., Mäler, K.-G., Perrings, C. A., Pimentel, D., 1995. Economic growth, carrying capacity, and the environment, Science, 268, 520-521;

(31)             Tisdell, C., 2001. Globalisation and sustainability: environmental Kuznets curve and WTO. Ecological Economics, 39, 185-196.

(32)             Kelly, D. L., 2003. On Environmental Kuznets Curve arising from stock externalities. Journal of Economic Dynamics and Control, Volume 27, Issue 8, June, 1367-1390, s.2.

(33)             Goklany, I. M., 1999. Clearing the Air: The Real Story of the War on Air Pollution. Washington, DC: Cato Institute.

(34)             Mather, A. S., Needle, C. L., 1998. The forest transition: a theoretical basis, Area, 30 (12). 117-124.

(35)             Lindmark, M., 2002. An EKC-pattern in historical perspective: carbon dioxide emissions, technology, fuel prices and growth in Sweden 1870-1997. Ecological Economics 42. 333-347.

(36)             Martinez-Alier, J., 1995. The Environment as a Luxury Good or “Too Poor to Be Green?”, Ecological Economics, 13, 1-10.

(37)             Dasgupta, S., Laplante, B., Wang, H., Wheeler, D., 2002. Confronting the Environmental Kuznets Curve. Journal of Economic Perspectives 16(1). 147-168; Stern, D. I., 2004. The Rise and Fall of the Environmental Cuznets Curve, World Development, Vol.32, No.8, 1419-1439, s.1420.

(38)             Stern, D. I., 2004. The Rise and Fall of the Environmental Cuznets Curve, World Development, Vol.32, No.8, 1419-1439, s.1428.

(39)             Cole, M. A., Rayner, A. J., Bates, J. M., 1997. The Environmental Kuznets Curve: an empirical analysis. Environment and Development Economics 2, 401-416; Dinda, S., 2004. Environmental Kuznets Curve Hypothesis: A Survey, Ecological Economics, 49, 431-455, s.442.

(40)             Holtz-Eakin, D., Selden, T. M., 1995. Stoking the fires?: CO2 emissions and economic growth. Journal of Public Economics 57, 85-101.

(41)             Common, M., 1996. Environmental and Resource Economics: An Introduction, Second Edition, Longman, England, s.428.

(42)             Başar, S., Temurlenk, M. S., 2007. Çevreye Uyarlanmış Kuznets Eğrisi: Türkiye Üzerine Bir Uygulama. Atatürk Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, C.21, S.1., 1-12.

(43)             Akbostancı, E., Tunç, G. İ., Türüt-Aşık, Serap, 2004 . İmalat Sanayi ve Kirlilik: Bir Kirlilik Sığınağı Olarak Türkiye. ERC Working Paper in Economic, 04/03 T, March 2004.

 

KAYNAKLAR

               

Akbostancı, E., Tunç, G. İ., Türüt-Aşık, Serap, 2004. İmalat Sanayi ve Kirlilik: Bir Kirlilik Sığınağı Olarak Türkiye. ERC Working Paper in Economic, 04/03 T, March 2004.

Andreoni, J., Levinson, A., 2001. The simple analytics of the Environmental Kuznets Curve. Journal of Public Economics 80(2), 269-286.

Antle, J. M., Heidebrink, G., 1995. Environment and Development: Theory and International Evidence. Economic Development and Cultural Change 43(3), 603-625.

Arrow, K., Bolin B., Costanza, R., Dasgupta, P., Folke, C., Holling, C. S., Jansson, B. O., Levin, S., Mäler, K.-G., Perrings, C. A., Pimentel, D., 1995. Economic growth, carrying capacity, and the environment, Science, 268, 520-521.

Bagliani M., Bravo G.,   Dalmazzone S., 2006. A consumption-based approach to environmental Kuznets curves using the ecological footprint indicator, Department of Economics Working Papers 200601, University of Turin.

Barbier, E., 1997. Introduction to the Environmental Kuznets Curve Special Issue, Environment and Development Economics 2(4), 369-381.

Başar, S., Temurlenk, M. S., 2007. Çevreye Uyarlanmış Kuznets Eğrisi: Türkiye Üzerine Bir Uygulama. Atatürk Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, C.21, S.1., 1-12.

Bertinelli, T., Strobl, E., 2005. The Environmental Kuznets Curve Semi-Parametrically Revisited, Economic Letters, 88. 350-357

Bhattarai, M., 2004. Irrigation Kuznets Curve, Governance and Dynamics of Irrigation Development: A Global Cross-country Panel Analysis from 1972 to 1991. Research Report No: 78. International Water Management Institute, Colombo, Sri Lanka.

Bhattarai, M., Hammig M., 2001. Institutions and the Environmental Kuznets Curve for deforestation: A Cross-country Analysis for Latin America, Africa, and Asia. World Development 29(6), 995-1010.

Bhattarai, M., Hammig M., 2004. Governance, Economic Policy, and the Environmental Kuznets Curve for Natural Tropical Forests. Environmental and Development Economics 9(3), June. 367-382.

Canas, A., Ferrao, P., Conceicao, P., 2003. A new Environmental Kuznets Curve? Relationship between direct material input and income per capita: evidence from industrialized countries. Ecological Economics 46, 217-229.

Chapman, D., 2000. Environmental Economics: Theory, Application, and Policy, Addison-Wesley-Longman Inc.

Cole, M. A., 2003. Development, trade, and the environment: how robust is the Environmental Kuznets Curve? Environment and Development Economics 8(4), 557-579.

Cole, M. A., Rayner, A. J., Bates, J. M., 1997. The Environmental Kuznets Curve: an empirical analysis. Environment and Development Economics 2, 401-416.

Common, M., 1996. Environmental and Resource Economics: An Introduction, Second Edition, Longman, England.

Cropper, M.,Griffiths, C., 1994. The Interaction of population growth and environmental quality. American Economic Review Papers and Proceedings 84(2), 250-254.

Dasgupta, S., Laplante, B., Wang, H., Wheeler, D., 2002. Confronting the Environmental Kuznets Curve. Journal of Economic Perspectives 16(1). 147-168.

de Bruyn, S. M., Van Den Bergh J. C. J. M.; Opschoor, J. B., 1998. Economic Growth and Emissions: Reconsidering the Empirical Basis of Environmental Kuznets Curves, Ecological Economics, 25. 161-175

de Groot, H. L. F., 1999. Structural change, economic growth and the environmental Kuznets curve: A theoretical perspective. OCFEB Research Memorandum 9911, “Environmental Policy, Economic Reform and Endogeous Technology”, Working Paper Series 1.

Deacon, R., Norman, C. S., 2004. Is the Environmental Cuznets Curve an empirical regularity? University of California, Departmental Working Papers, Paper 22-03. 1-27.

Dinda, S., 2004. Environmental Kuznets Curve Hypothesis: A Survey, Ecological Economics, 49, 431-455.

Focacci, A., 2003. Empirical Evidence in the analysis of the environmental and energy policies of a series of industrialised nations, during the period 1960-1997, using widely employed macroeconomic indicators. Energy Policy, 31, 333-352.

Gassebner, M., Lamla, M., Sturm, J., 2006. Economic, Demographic and Political Determinants of Pollution Reassessed A Sensitivity Analysis, Swiss Inst. For Business Cycle Research, Working Paper Series, No: 129.

Goklany, I. M., 1999. Clearing the Air: The Real Story of the War on Air Pollution. Washington, DC: Cato Institute.

Grossman G. M., Krueger A. B., 1995. Economic growth and the environment. Quarterly Journal of Economics 110, 353-377.

Grossman, G. M., Krueger, A. B., 1991. Environmental impact of the North American Free Trade Agreement. NBER Working Paper N. 3914.

Harbaugh, W., Levinson, A., Wilson, D. M., 2002. Re-examining the empirical evidence for an environmental Kuznets curve. Review of Economics and Statistics, 84(3), 541-551.

Hayward, S. F., 2005. The China Syndrome and the Environmental Kuznets Curve, American Enterprise Institute for Public Policy Research, Environmental Policy Outlook, 1-6.

Hettige, H., Lucas, R. E. B., Wheeler, D., 1992. The toxic intensity of industrial production: global patterns, trends and trade policy. American Economic Review 82, 478-481.

Holtz-Eakin, D., Selden, T. M., 1995. Stoking the fires?: CO2 emissions and economic growth. Journal of Public Economics 57, 85-101.

Jones, L. E., Manuelli, R. E., 1995. A positive model of growth and pollution controls. NBER Working Paper N.5205.

Kanbur, R., 2000. Income Distribution and Development, Handbook of Income Distribution, Volume 1 içinde. (Eds.) A. B. Atkinson ve F. Bourguignon. Elsevier Science, Nederlands. 791-841.

Kaufmann, R. K., Davidsdottir, B., Garnham, S., Pauly, P., 1998. The determinants of atmospheric SO2 concentrations: Reconsidering the Environmental Kuznets Curve. Ecological Economics, 25, 209-220.

Kelly, D. L., 2003. On Environmental Kuznets Curve arising from stock externalities. Journal of Economic Dynamics and Control, Volume 27, Issue 8, June, 1367-1390.

Lindert, P. H., 2000. Three centuries of inequality in Britain and America. Handbook of Income Distribution, Volume 1 içinde. (Eds.) A. B. Atkinson ve F. Bourguignon. Elsevier Science, Nederlands, 167-216.

Lindmark, M., 2002. An EKC-pattern in historical perspective: carbon dioxide emissions, technology, fuel prices and growth in Sweden 1870-1997. Ecological Economics 42. 333-347.

List, J. A., Gallet, C. A., 1999. The Environmental Kuznets Curve: Does one size fit all? Ecological Economics, 31, 409-424

Magnani, E., 2001. The Environmental Kuznets Curve: Development path or policy result? Environmental Modelling and Software, 16. 157-166.

Martinez-Alier, J., 1995. The Environment as a Luxury Good or “Too Poor to Be Green?, Ecological Economics, 13, 1-10.

Mather, A. S., Needle, C. L., 1998. The forest transition: a theoretical basis, Area, 30 (12). 117-124.

Morrisson, C., 2000. Historical Perspectives on Income Distribution: The Case of Europe, Handbook of Income Distribution, Volume 1 içinde. (Eds.) A. B. Atkinson ve F. Bourguignon. Elsevier Science, Nederlands. 217-260.

Munasinghe, M., 1999. Is Environmental degradation an inevitable consequence of economic growth: Tunneling through the Environmental Kuznets Curve. Ecological Economics 29(1), 89-109.

Panayotou, T., 1993. Empirical tests and policy analysis of environmental degradation at different stages of economic development, ILO, WP238, Technology and Environment Programme, Geneva.

Panayotou, T., 1997. Demystifying the environmental Kuznets curve: turning a black box into a policy tool. Environment and Development Economics 2, 465-484.

Pasche, M., 2002. Technical progress, structural change, and the environmental Kuznets curve, Ecological Economics, 42, 381-389.

Perman, R. M. Y., McGilvray, J., Common, M., 1999. Natural Resource and Environmental Economics, Second Edition, Pearson Education, England.

Richmond, A. K., Kaufmann, R. K., 2006. Is there a turning point in the relationship between income and energy use and/or carbon emissions?, Ecological Economics, 56. 176-189.

Ruttan, V. W., 1971. Technology and the Environment. American Journal of Agricultural Economics 53. 707-717.

Schmalensee, R., Stoker, T. M., Judson, R. A., 1998. World carbon dioxide emissions: 1950-2050. Review of Economics and Statistics, 80, 15-27.

Selden, T., Song D., 1994. Environmental Quality and Development: Is There A Kuznets Curve for Air Pollution?, Journal of Environmental Economics and Management 27, 147-162.

Shafik, N., 1994. Economic development and environmental quality: an econometric analysis. Oxford Economic Papers 46, 757-773.

Shafik, N., Bandyopadhyay, S., 1992. Economic Growth and Environmental Quality: Time Series and Cross-Country evidence. Backround Paper for the World development report. The World Bank, Washington, DC.

Spangenberg, J. H., 2001. The Environmental Kuznets Curve: A Methodological Artefact? Population and Environment, V.23, 2, 175-191.

Stern, D. I., 2004. The Rise and Fall of the Environmental Kuznets Curve, World Development, Vol.32, No.8, 1419-1439.

Stern, D. I., Common M. S., Is There an Environmental Kuznets Curve for Sulfur? Journal of Environmental Economics and Management, 41, 162-178.

Stokey, N. L., 1998. Are there limits to growth? International Economic Review, 39(1), 1-31.

Suri, V., Chapman, D., 1998. Economic growth, trade and the Energy: Implications for the Environmental Kuznets Curve. Ecological Economics, 25. 195-208.

Tisdell, C., 2001. Globalisation and sustainability: environmental Kuznets curve and WTO. Ecological Economics, 39, 185-196.

Torras, M., Boyce, J. K., 1998. Income, Inequality, and pollution: A reassessment of the Environmental Kuznets Curve, Ecological Economics 25. 147-160.

Unruh, G. C., Moomaw, W. R., 1998. An alternative analysis of apparent EKC-type  transitions. Ecological Economics 25, 221-229.

Yandle, B., Bhattarai, M., Vijayaraghavan, M., 2004. Environmental Kuznets Curve: A Review of Findings, Methods, and Policy Implications, PERC, Research Study, 02-1, April 2004. 1-38.