Kapat (x)

Değerli Yazarlarımız ve Ziyaretçilerimiz,

Ocak 1998 yılından bu yana Türkiye' nin İLK Hakemli İnternet Dergisi olan Mevzuat Dergisi yıllardır sayısız akademik araştırmaya ve makaleye yer vererek Türkiye' de bilimin gelişmesinde önemli katkılar sağlamıştır. Takipçilerinin de bildiği gibi Mevzuat Dergisi bir süredir gayrifaal duruma düşmüş olup son sayısını Haziran 2013 tarihinde çıkartmıştır. Başar Mevzuat olarak yol açmış olduğumuz elektronik yayıncılık günümüzde ülkemizde önemli noktalara gelmiş olup Mevzuat Dergisi bu yönden misyonunu tamamlamıştır.

Mevzuat Dergisi 31.10.2017 tarihine kadar sadece dergi yazarlarımızın yazdıkları makalelerine erişebilmesi ve gerekli yedeklerini alabilmesi amacıyla yayında kalacak olup bu tarihten sonra yayın hayatını sonlandıracaktır.

Bu gune kadar bize gostermis oldugunuz ilgi icin tesekkur ederiz.

Mevzuat Dergisi - Iletisim: info@mevzuatdergisi.com

   YIL: 4
SAYI: 43
TEMMUZ 2001
 

önceki

yazdır


 
Yrd.Doç.Dr. Tuncer ASUNAKUTLU
 
SİGORTA AÇISINDAN GÜVENLİK ve RİSK

            ÖZET
            Benzer tehlikelerin tehdidi altında bulunan insanlar, bu tehlikelerden korunmak ve karşı karşıya kalmaları olası zararların olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla sigortadan yararlanmaktadırlar. Sigorta; genel bir ifade ile riski esas alan ve belirli bir bedel karşılığında onu en küçüklemeye uğraşan, dolayısıyla kişi ve kurumlara güvenlik hizmeti sağlayan bir organizasyondur. Riskin gerçekleşmesi ile ortaya çıkacak zararları gidermeyi veya belirli ölçüde hafifletmeyi amaçlamaktadır. Sigorta açısından güvenlik ve risk, bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmada, insanların temel ihtiyaçları arasında bulunan güvenlik ile tehtidi altında yaşamak zorunda bulundukları risk kavramları, sigorta açısından incelenmekte ve güvenlik ile risk arasındaki ilişkiler analiz edilmektedir. Çalışmanın amacı; güvenlik sağlamak amacıyla riski gidermeye ve olumsuz etkilerini azaltmaya çalışan sigortanın, bu iki kavram ile ilişkilerinin kurulması ve günümüzde güvenlik ve risk açısından sigortanın öneminin vurgulanmasıdır.

            GİRİŞ
            Sigorta işletmeleri; kişilere ve kurumlara belirli bir bedel karşılığında güvence hizmeti sağlayan kurumlardır. Bu hizmet belirli bir organizasyon ile gerçekleştirilmektedir. Günümüz dünyasında sigorta, gelişen ve değişen ihtiyaçlara hızla ve doğru şekilde cevap verebilmek üzere dış çevre ile uyumlu ve dengeli bir yaklaşım sergilemek durumundadır. Toplumun sigortadan beklentileri gelişen sosyal ve ekonomik yapıya bağlı olarak değişmektedir. Günümüz insanı geçmişe oranla çok daha fazla ve karmaşık risklerin tehdidi altında yaşarken çok daha fazla güvenlik ihtiyacı taşımaktadır. Sigorta, doğası gereği güvenlik ve risk kavramları ile ilişkilidir. Çalışma da bu noktadan hareketle güvenlik ve risk konusunda sigorta açısından bir değerlendirme sunulmaktadır. Burada amaç sigortanın varlık sebebi olarak değerlendirebileceğimiz bu iki kavrama yönelik açıklamalarda bulunmak ve sigortanın, risk ve güvenlik kavramları ile ilişkisi belirlemektir.

            1- Sigorta ve Sigortanın Özellikleri
            1.1- Sigorta Kavramı
            Sigorta kavramı, ekonomik anlamda; bilinmeyen, ancak toplu olarak tahmin edilebilen risklerin yol açacağı zararların giderilmesi amacıyla ortaya çıkacak para gereksinimine ilişkin bir karşılık ayrılması şeklinde tanımlanabilir. Hukuki açıdan ise; belirli bir olayın meydana gelmesi durumunda, bu olayın neden olacağı olumsuz sonuçları gidermeye yönelik bir hizmet sözü olarak ifade edilir.(1)

            Sigorta; riskleri azaltmak ve riskin gerçekleşmesi halinde ortaya çıkan zararları belirginleştirmek amacıyla oluşturulmuş toplumsal bir kurumdur. Sigorta belirli bir riskin, belirli ölçüde tehdidi altında bulunan çok sayıda ve benzer nitelikte birimlerin, ortaya çıkacak zararları birlikte karşılamak üzere bir araya gelmesi ile oluşan bütün olarak ifade edilebilir.(2)

            "Sigorta, aynı riskle karşı karşıya bulunan çok sayıda kişinin, bireysel olarak belirsiz olan hasar olasılığını belirgin duruma getirmek ve bu olasılığın gerçekleşmesiyle ortaya çıkan zararları birlikte karşılamak amacıyla, risk yönetim ve sorumluluğunu taşıyan bir kişi veya kurum tarafından bir araya getirilmesidir".(3)

            Sigorta; bireylerin güncel hayatta karşılaştıkları bazı olayların zarar doğuran sonuçlarından, kendilerini korumak ihtiyacıyla tedbir alma amacına hizmet etmektedir. Bu suretle, yangına, bedeni veya maddi kazalara maruz kalan, hırsızlık olayıyla karşılaşan bireylerin zararının karşılanması amacıyla aynı riskle karşılaşabilecek diğer bireylerin katılımıyla bir grup oluşturulmakta ve söz konusu kişilerden alınan sigorta primleri ile aynı tehlikeye karşı korunmaları sağlanmaktadır. Bu şekilde sigorta sayesinde bireye güvence verilmekte ve riskin dağıtılması ile karşılıklı bir dayanışma meydana getirilmektedir.(4)

            1.2- Sigortanın Özellikleri
            Sigortanın özellikleri dört grupta ele alınmaktadır. Bu özellikler; aynı tehlikeye maruz bir grubun bulunması, belirsizlik, tahmin edilebilir ve hesaplanabilir olma ile riskin ekonomik olarak dengeli dağılması şeklinde belirlenebilir.

            Ayrıca literatürde sigorta kavramına ilişkin tanımlarda bulunan ortak özellikleri, maddeler halinde aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:(5)

            1. Sigorta; olası risklerin olumsuz sonuçlarını  gidermeye yönelik bir hizmettir. İşlevi; riskin azaltılması ve belirginleştirilmesidir.

            2. Güvence talep eden çok sayıda üyenin bir araya getirilmesi söz konusudur.

            3. Sunulan hizmet karşılığında  belirli bir prim talep edilir.

            4. Hukuki bir çerçevesi bulunmaktadır.

            5. Güvence verme ve riski yönetme sorumluluğunu üstlenen kişi ve kurumlarca ifa edilir.

            6. Ekonomik kayıpların belirli ölçüde azaltılması amacına hizmet eder.

            7. Sosyal dayanışma ve yardımlaşma içerir.

            Bu çalışmada güvenlik ve risk açısından değerlendirme yapıldığı için belirsizlik(6) önemlidir.(7) Rastlantı; yalnızca aynı tehlikenin tehdidi altında bulunan çok sayıda ekonomik birimin, sigorta kapsamında bulunuyor olması durumunda tahmin edilebilmektedir. Ancak tehlikenin, tüm üyeleri tehdit etmesine rağmen, çok az sayıda üye, istenmeyen durum ile aynı zamanda karşı karşıya kalmaktadır.(8) Tüm üyeler, sigorta kapsamında bulunuyor ve aynı tehlikenin tehdidi altında yaşıyor olmalarına karşın, çok azının aynı anda tehlike ile yüz yüze gelmeleri durumu, riskin ekonomik olarak meydana geliş itibariyle eşit dağıldığını göstermektedir. Bunu sağlamanın önemli araçlarından birisi de, aynı tehlike ile hemen hemen aynı oranda karşılaşma olasılığı bulunan bireyleri, aynı sigorta çatısı altında toplamaktır.

            Sigortada temel unsurlardan birinin, riski, aynı tehlikenin tehdidi altında bulunan üyelere dağıtmak olduğu belirtilmişti. Ancak burada üzerinde durulması gereken konu, söz konusu riske maruz kalma ihtimali bulunan üyeleri bir araya toplamak ve riski bu üyeler arasında, riskin gerçekleşme olasılığını da göz önünde bulundurarak dengeli bir biçimde dağıtmaktır. İlgili riskin kapsamında bulunmayan üyelerin söz konusu grupta bulunması, riskin dengeli dağılımını engelleyen bir etken olarak belirlenebilir. Örneğin hırsızlığın çok yüksek olduğu bir kentteki sigorta primi, hırsızlığın göreceli olarak daha düşük olduğu bir kentte aynen uygulanması durumunda sigorta talebinde düşüş meydana gelecektir.

            Uzun yıllara dayanan tarihi ile sigorta(9) insanların temel ihtiyaçları arasında yer alan güvenliği sağlamayı ve tehdidi altında yaşamak zorunda bulundukları riskin olumsuz etkilerini gidermeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın bu kısmında güvenlik konusu incelenecektir.

            2- Güvenlik, Sigorta, Risk İlişkisi
            2.1- Güvenlik ve Güvenlik Türleri
            İnsanların temel ihtiyaçlarından biri olan güvenlik; sigortanın ortaya çıkmasına neden olan önemli faktörler arasında yer almaktadır. Sigorta; bir anlamda insanların güvenlik ihtiyacını gidermeye yönelik hizmetlerin sunulması ile ilgilidir. Ekonomik ve sosyal nitelikleri ile güvence esasına dayalı bir kurum olarak sigorta, öncelikle güvenliğe yönelik talebi  karşılamayı amaçlamaktadır.(10) Buradan hareketle çalışmanın ilk kısmında güvenlik ile ilgili açıklamalara yer verilmektedir.

            Güvenlik kavramı; olumsuz sonuçlara yol açma olasılığı bulunan her anlamda tehdit ve tehlikeden uzak olma durumu olarak açıklanabilir. İnsanların temel ihtiyaçları arasında yer alan ve talep edilen güvenlik; birbiriyle bağlantılı üç ana gruba ayrılmaktadır.

            Haller' e göre içsel güvenlik; düzen ve oryantasyon, manevi denge, korunma ve güvence duygularına sahip olma olarak açıklanır. Dışsal güvenlik ile ilgili olarak ise; insanların finansal açıdan kendilerini yeterli hissetmelerine ilişkin ihtiyaçlar ile çevreyle temaslarında hissetmek istedikleri güven gibi, dış unsurlara bağlı ihtiyaçlar sayılabilir. Başkaları için güvenlik kapsamında; dürüstlük, üçüncü kişiler için ulaşım, düzen ve oryantasyon güvenliği yer almaktadır. Farklı insanlara karşı bedensel ve ruhsal uyumu garanti altına alma beklentisi amaçlar arasında sayılabilir.(11) Söz konusu tüm ihtiyaçlar, birbirini etkileyen ve tamamlayan nitelik taşımaktadırlar.

            Güvenlik ihtiyacı; Maslow`un İhtiyaçlar Teorisine(12) göre, temel ihtiyaçlar ile sosyal ihtiyaçlar arasında yer almaktadır. Şüphesiz temel ihtiyaçların yerine getirilmesi, güvenlik kavramının ilk ve öncelikli anlamını oluşturur. Diğer yandan, toplum içindeki ilişkilerin kötüleşmesi ihtimali, düşük refah tehlikesi, elde edilen her farklı düzey için hakların ve çabaların sürekli uyumuna yönelik talebin sınırsızlığı ile güvensizlik tehlikesi; güvenlik ihtiyacının, sosyal ihtiyaçlar arasında yer almasını sağlar.(13)

            2.2- Güvenlik Önlemleri
            Riskler ile birlikte yaşama zorunluluğu, bunlardan korunmaya yönelik önlemler alma ihtiyacını gündeme getirmiştir. Olası risklerin yaratabileceği zararların sürekli olarak tekrarlanabilme ihtimali bulunduğundan, insanlar ve kurumlar, değişik güvenlik önlemlerine başvurmaktadırlar. Çalışmanın bu bölümünde, söz konusu güvenlik önlemlerine yer verilmektedir.

            Günümüzde gelişen teknoloji, endüstrileşme ve bilimsel yenilikler, birçok yeni tehlike kaynakları yaratmaya devam etmektedir. Yüksek teknoloji, sunduğu kolaylıkların yanında birçok riski ve tehlikeyi de beraberinde getirmektedir.(14) Tüm bu koşullar altında insanlar, beklenmeyen ve istenmeyen bir olayın meydana gelmesi halinde üstlenilecek finansal maliyetten kaçınmak amacıyla, bir takım önlemler almaktadırlar. Söz konusu önlemler; güvenlik önlemleri olarak anılmaktadır. Güvenlik önlemleri, çok farklı şekillerde olabilmektedir. Buna karşın hiçbiri, riskleri ve olayların olası olumsuz etkilerini tam anlamıyla ortadan kaldırmak için yeterli olamamaktadır.

            Genel anlamıyla riski yok etmek imkansızdır. Ancak riskten belli ölçüde korunmak mümkündür. Davranışsal açıdan ele alındığında, riskten korunmak için aşağıdaki yöntemler sıralanabilir:(15)

            - Riskten kaçınma : Belirli bir riskten her anlamda uzak durma şeklinde ifade edilebilir.

            - Riski azaltma: Risk ile karşılaşma ihtimalini sınırlama şeklinde açıklanmaktadır.

            - Riski devretme: Taşınması gereken riski, belli bir bedel karşılığında tamamen ve/veya  kısmen başkasına aktarma biçiminde gerçekleştirilir.

            -Riski bireysel olarak taşıma: Riskin gerçekleşmesi durumunda, karşılığını bulundurma  şeklinde mümkün olabilir.

            Riskin devredilmesi şeklinde sunulan riskten korunma yöntemi; diğer alternatiflere oranla, üstlenilen maliyet karşılığında elde edilen fayda açısından en uygun tercih olmaktadır. Söz konusu önlem, riskin bir bedel karşılığında devredilmesini içerdiğinden, sigorta kavramının genel olarak çerçevesi hakkında da fikir vermektedir.

            2.3- Risk
            Risk sigortanın temel unsurları arasında yer almaktadır.(16) Risk temelde sigortanın var oluş nedenleri arasında sayılmakta ve sigorta işletmelerinde politikaların belirlenmesinde önemli bir gösterge olarak değerlendirilmektedir. Sigorta işletmelerinde yatırımlar açısından ele alındığında da, risk kavramının büyük önem taşıdığı ve bu kararları önemli ölçüde etkilediği göz ardı edilmemelidir.

            2.3.1- Riskin Tanımı
            Riskin anlamına ve içeriğine ilişkin bir çok tanımlama bulunmaktadır.(17) Ancak ortak nokta; başkasına veya kendisine yönelik güvensizliğin, insanlar tarafından bilinçli bir biçimde sorgulanması, ölçümlenmesi ve üstesinden gelinmeye çalışılması olarak belirlenebilir. Bu anlamda risk; güvensizlik ile eşit anlam taşımamaktadır. Riski belirlemeye yarayan aşağıdaki sorular ise  bu yargıyı güçlendirmektedir.(18)

            - Hangi tehlikeler insanları gerçekten tehdit etmektedir?

            - Bu tehlikelerin gerçekleşme olasılığı nedir?

            - Bu tehlikelerin gerçekleşmesi ne gibi sonuçlara yol açar?

            - Bu tehlikelerle nasıl karşılaşılmaktadır?

            Tüm bu sorulara verilecek cevaplar aslında güven konusuyla ilgilidir. Bir anlamda, güven eksikliği yaratan bir nitelik taşıyan riski, buradan yola çıkarak; "pozitif beklentilerin gerçekleşmeme olasılığı" olarak tanımlamak mümkün olmaktadır.(19)

            Günümüz dilinde risk; tam anlamıyla aynı olmasa da tehlike ile  yakın bir anlam taşımaktadır. İnsanlar için gerçekleşmesi olası ve sonuçları büyük ölçüde olumsuz bir çok olay ve tehlike söz konusudur. Bunlar gündelik yaşamın tehlikelerini ve dolayısıyla riskleri ifade etmektedir.

            Genel anlamda risk; bir olayın gerçekleşen sonucunun, beklenen sonucundan önemli derecede sapmasının objektif olasılığı olarak tanımlanabilir.(20) Ekonomik anlamda ise Kugler tarafından, ekonomik etkinliklere bağlı olarak planlanan işletme faaliyetlerini tehdit eden ve kayıplara neden olabilen tehlikeler" şeklinde tanımlanmaktadır.(21) Ekonomik kayıplara yol açan olayların gerçekleşme olasılığı olarak da tanımlanabilen risk,(22) sigortacılıkta, meydana gelmesi muhtemel hasar olasılığı şeklinde açıklanmaktadır.(23)

            Sigortacının geleceğe yönelik kayıplara ilişkin yaptığı tahmin ile, gerçekleşen kayıplar arasında bir farkın bulunması normaldir. Bu fark, riskin olası değerinden küçük ve ona eşitse sigortacı için bir sorun yoktur. Ancak farkın beklenen değerden büyük olması durumunda "Sorumlulukların Eşitliği İlkesi"(24) gereği elinde bulundurduğu ödentiler gerçekleşen kayıpları karşılayamaz. Bu durum, sigorta işletmesini "sigortacılık riski" denilen bir risk ile karşı karşıya bırakır. Sigortacı bu riskin şiddetini azaltmak amacı ile yeterli sayıda sigorta işlemi yapmaya çalışır. Böylece tahmin edilen değerle, gerçekleşen değer arasındaki belirsizliği azaltmayı amaçlar.(25)

            2.3.2- Riskin Nitelikleri
            Temelde risk olmadan, sigorta sözleşmesinin yapılması düşünülemez. Bu özelliği ile riskin, sigortacılık açısından bazı niteliklere sahip olması gereklidir.(26) Bu nitelikler aşağıdaki şekilde sıralanabilir:(27)

            - Risk, teminat istendiği zaman gerçekleşmemiş olmalıdır.

            - Gerçekleşmesi belirsiz ve ileriye dönük olmalıdır.

            - Sigortalının iradesi dışında gerçekleşecek olmalıdır.

            Karşılaşılan tüm risklerin sigortalanması mümkün değildir. Riskin sigortalanabilmesi için her şeyden önce, hasarın tesadüfi bir şekilde meydana gelmesi gereklidir. Diğer bir zorunluluk ise, hasarın belirlenebilir ve ölçülebilir olmasıdır.(28)

            2.3.3- Türleri
            Sigortacılıkta risk, değişik gruplara ayrılır. Sigorta matematiğinde, analiz yönünden temel risk ve özel risk ayrımı bulunmaktadır. Temel risk; kaynakları ve sonuçları yönünden bireysel değildir. Bu riskten doğan kayıplara, bireyler kendi edimleriyle neden olmamışlardır. Büyük çoğunluğu toplumda siyasal ve sosyo-ekonomik bunalımlardan doğar ve sonuçları itibariyle tüm toplumu etkiler. Özel riskler ise; bireysel olayların sonucu olarak oluşur.(29)

            Risk, diğer bir açıdan yalın (speculative) risk ve arınmış (pure) risk olmak üzere ikiye ayrılır. Yalın riskte; hem kazanma, hem de kaybetme olasılığı bulunur. Kumar ve bahis oyunlarında karşılaşılan riskte durum böyledir. Arınmış riskte ise; sadece kaybetme ve kaybetmeme söz konusu olup kazanma olasılığı yoktur. Sigorta edilen riskler genellikle bu türdendir.(30) Risk türleri konusunda ayrıca; kişi riskleri ve işletme riskleri şeklinde bir diğer ayrım da mevcuttur.(31)

            Sigorta tekniğine uygun olarak risk türleri ise, Farny tarafından; rastlantı riskleri, değişim riskleri ve yanılgı riskleri şeklinde sınıflandırılmaktadır.(32)

            2.4.- Güvenlik, Risk ve Sigorta İlişkisi
            Güvensizliğin ölçüsü olarak kabul edilen risk; sigorta kavramının temel unsurlarından biridir. Bugün birey, aile, kurum ve diğer sosyal gruplar açısından güvenliğin ne şekilde arttırılacağı, yani riskin ne ölçüde düşürüleceği, önemli bir sorudur. Bu sorunun yanıtını aramak ise, bizi güvenliğin karşıt unsurlarını tartışmaya götürmektedir. Bunlar; güvensizlik, tehlike, hastalık, kaza vb. olarak sayılabilir.(33)

            Güvenliğin içeriğine ilişkin düşüncelere göre aslında güvenlik; "tehlikesiz bir durum" şeklinde ifade edilebilir. Aynı şekilde güvensizlik de, tehlikenin tehdidinden dolayı hissedilen olumsuz duygu olarak açıklanabilir. Bu olumsuz duygunun asıl kaynağını, risk kavramında aramak gerekir.(34) Bu anlamda risk, güvensizlik duygusunun unsurları arasında yer almaktadır.

            Güvenlik konusunda bu genel açıklamalardan sonra, sigortanın temel düşüncesine yer verilmesi uygun olacaktır. Belirli bir sigorta bedelinin ödenmesi suretiyle, aynı tehlikenin tehdidi altında bulunan kişi ve/veya kişi gruplarını, hasar meydana geldiği anda, finansal açıdan güvenceye almak olarak özetlenebilen bu düşünce, geniş anlamıyla sigortanın temel işlevini de ortaya koymaktadır.(35) Güvence sağlamak; belirtildiği gibi bir karşılığı gerektirmekte ve karşılığı ödeyen her üye, prensip olarak hizmetin sunulduğu kapsam içinde yer almaktadır. Güvenlik, sigorta sayesinde sağlanan bir ayrıcalıklı durum olmaktadır.

            İnsanlar hayatları boyunca sahip oldukları değerleri olası tehdit ve tehlikelerden koruma arzusu duymaktadırlar. Temel ihtiyaçlardan biri olarak güvenlik, sigorta ile doğrudan ilişkilidir ve sigortanın yaratmayı arzuladığı hizmet güvenlik hizmeti olarak anılmaktadır. Sigorta ve güvenlik arasındaki temel ilişki nedenselliğe dayanır. Sigorta ihtiyacı, güvenlik beklentisinden kaynaklanmaktadır. Varlıkların korunması arzusu, sigorta sahibi olmayı zorunlu kılmaktadır. Bu şekilde güvenlik ihtiyacı, bir neden olarak sigortanın ortaya çıkmasına yol açmış ve sigorta, insanların ve kurumların yararına sunulmuştur.

            SONUÇ
            Güvenlik ve risk, sigortanın temel iki temel belirleyicisi olarak değerlendirilebilir. İnsanlar ve kurumlar risk altında bir hayat sürmekte ve güvenlik arzusu taşımaktadırlar. Buna olanak sağlayan sistem ise sigorta olmaktadır. Sigorta hesaplanabilen tüm riskleri belirli bir bedel karşılığında güvence altına almakta ve sigorta sistemine üye olanlar arasında riski paylaştırarak etkisi azaltmaya ve ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. İnsanlar ve kurumlar varlıklarını sürdürdükçe, risk altında bulunmaya devam edecekler ve güvence arayacaklardır. Bu açıdan değerlendirildiğinde sigortanın uzun vadede insanlığa hizmet etmesi beklenen önemli bir organizasyon olarak varlığını sürdürmesi beklenmektedir.

            Ülkemizde sigorta sektöründe 1980´li yıllarda yaşanan reel büyümenin nedenleri arasında, ekonomik ve teknolojik gelişme, genel kültür düzeyinin artması ve sigorta bilincinin belirli ölçüde yayılması ile yasal düzenlemeler ile sağlanan bir takım kolaylıklar ve teşvik edici kurallar yer almaktadır. Bunun yanı sıra ekonomideki istikrarlı politikalar da nedenler arasında sayılmaktadır. Bu verilerden yola çıkarak, günümüzde sigorta sektörünün gelişmesini sağlayacak temel kriterlerin; ekonomik istikrar, teknolojik yeniliklerin sektöre uyarlanması ve sektörün desteklenmesi olduğu düşünülmektedir. Bununla birlikte sigortanın yaygınlaşmasına yönelik çabaların sektörün gelişmesine önemli katkılar sağlayacağı belirtilmelidir.

            KAYNAKLAR
            A.S.Alada; İktisadi Düşüncenin Gelişimi İçinde Belirsizlik Faktörünün Yeri, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul, 1987

            Akmut, Özdemir; Hayat Sigortası, Teori ve Türkiye` deki Uygulamalar, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları No: 447, Ankara, 1980

            Asunakutlu, Tuncer, "Sigorta İşletmelerinde Yatırım Yaklaşımları: Alternatif Modeller ve Türkiye Uygulaması",  Yayımlanmamış Doktora Tezi, DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir, 1997

            Başbuğoğlu, Tarık; Uygulamalı Türk Ticaret Kanunu, Açıklamalar, İçtihatlar, 2. Cilt, Yetkin Yayınları, Ankara, 1988

            Erbach, Karl Friedrich, Follmer, Franz, Rudnick, Adalbert; Betriebswirtschaftslehre, Winksler Verlag, Darmstadt, 1992

            Farny, Dieter; Produktions- Kostentheorie der Versicherung, Verlag Versicherungswirtschaft e.V., Karlsruhe, 1965

            Forester, Tom; Die High Tech Gesellschaft, Oktogon Verlag, Stuttgart, 1990

            Grote, Wilhelm, Köster, Peter; Allgemeine Versicherungslehre, 2. Auflage, Verlag Europa Lehrmittel, Freiburg, 1989

            Güredin, Ersin; Sigorta İşletmelerinde İktisadilik Analizi ve Türk Tatbikatından Örnekler, Doktora tezi, İstanbul , 1976

            Haller, Matthias; Sicherheit durch Versicherung, Gedanken zur künftigen Rolle der Versicherung, Verlag Herbert Lang, Bern, 1975

            Karten, Walter; "Die Unsicherheit des Risikobegriffes, Zur Terminologie der Versicherungsbetriebslehre", Praxis und Theorie der Versicherungsbetriebslehre, Festgabe für Müller Lutz, P. Braeß, D. Farny, R. Schmidt, Karlsruhe, 1972

            Karten, Walter; "Zum Problem der Versicherbarkeit und zur Risikopolitik des Versicherungsunternehmens. Betriebswirtschaftliche Aspekte", Zeitschrift für die gesamte Versicherungswissenschaft, 2/3, 1972

            Kılıçkaptan, Serdar; "Sigortanın Yapısı ve Sigortacılıkta Riskin Dağıtımı", Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 4, Yıl: 1988, Sayı: 1-2

            Koch, Peter; Gabler Versicherungslexikon, Wieland Weiss, Betriebswirtschaftlicher Verlag Dr.Th.Gabler GmbH., Wiesbaden, 1996

            Koch, Peter;Versicherungswirtschaft, 3.Auflage,Verlag Versicherungswirtschaft e.V., Karlsruhe, 1991

            Kugler, Gernot; Betriebswirtschaftslehre der Unternehmung, Verlag Europa-Lehrmittel, Wuppertal, 1988

            Merkes, Jürgen, Westholt, Martina; "Großes Vertrauen in die Lebensversicherung", Versicherungswirtschaft; Halbmonatsschrift für die deutsche Individualversicherung, Verlag Versicherungswirtschaft e.V., Karlsruhe, 52 Jahrgang, Heft 2, 15 Januar 1997

            Schneider, Dieter; Investition und Finanzierung, 2. Auflage, Westdeutscher Verlag, Opladen, 1971

            Sigorta Rehberi, İstanbul Ticaret Odası Yayın No: 1991-15, İstanbul, 1991

            Sigortacılıkta Temel Bilgiler, İmtaş Sigorta Yayını, İstanbul, 1991

           (1) Koch, Peter; Gabler Versicherungslexikon, Wieland Weiss, Betriebswirtschaftlicher Verlag Dr.Th.Gabler GmbH., Wiesbaden, 1996, s. 914-915
           (2) Akmut, Özdemir; Hayat Sigortası, Teori ve Türkiye` deki Uygulamalar, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Yayınları No: 447, Ankara, 1980, s. 7-9
           (3) Akmut, Özdemir; a.g.e., s. 9
           (4) Sigorta Rehberi, İstanbul Ticaret Odası Yayın No: 1991-15, İstanbul, 1991, s. 1
           (5) Asunakutlu, Tuncer, "Sigorta İşletmelerinde Yatırım Yaklaşımları: Alternatif Modeller ve Türkiye Uygulaması",  Yayımlanmamış Doktora Tezi, DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir, 1997, s.16-17
           (6) Belirsizlik; sigorta edilen olayın başlangıcının ve bitişinin tam olarak belirlenememesi ve sigortalanan olayın tesadüfi olarak meydana gelmesi şeklinde açıklanabilir. Ayrıca belirsizlik; en genel anlamıyla geleceğe yönelik gelişmelere ilişkin bilgi eksikliği olarak tanımlanabilir. Schneider, Dieter; Investition und Finanzierung, 2. Auflage, Westdeutscher Verlag, Opladen, 1971, s. 65-66
           (7) Bu konu ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz: A.S.Alada; İktisadi Düşüncenin Gelişimi İçinde Belirsizlik Faktörünün  Yeri, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul, 1987, s. 144-149 3
           (8) Grote, Wilhelm, Köster, Peter; Allgemeine Versicherungslehre, 2. Auflage,  Verlag Europa Lehrmittel, Freiburg, 1989,  s. 9
           (9) Prim ödemek suretiyle özel sigortacılığın ilk uygulaması 12. yüzyılın sonlarında İtalya'da deniz sigortacılığı ile başlamış ve ilk sigorta poliçesi 23 Ekim 1347` de yine İtalya'da tanzim edilmiştir. 17. yüzyılın başlarında, gemi sahipleri ve tüccarların bulunduğu kahvelerde, her tüccarın bir kısmını yüklendiği, kargo ve gemi sigortaları yapılmaya başlanmış; Lord Coffee House' da bu şekilde faaliyet gösteren ilk ve tanınmış teşekküllerden biri olmuştur. Bkz: Sigorta Rehberi; a.g.e., s. 217. Yüzyılın sonlarında, örneğin yangın kasaları ve dolu sigortası kuruluşları olarak, sigorta girişimleri ortaya çıkmıştır. Bu girişimlerin üyeleri, belirli bir bedel (prim) ödemekte ve bu sayede, yangın yada dolu ile karşılaşabilecekleri zararın sigorta tarafından tazmin edilmesini güvence altına almaktaydılar. Bu girişimler, belirli riskleri güvence altına almak suretiyle, sigortacılığın ilk önemli örneklerini oluşturmaktadırlar. Erbach, Karl Friedrich, Follmer, Franz, Rudnick, Adalbert; Betriebswirtschaftslehre, Winksler Verlag, Darmstadt, 1992, s. 319-320
           (10) "Das Institut für Demoskopie Allensbach" tarafından yapılan bir araştırmaya göre, güvenlik kavramının insanlar için önemli bir önceliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Özellikle yaşlılıkta gelecek güvencesinin, söz konusu araştırma grubunda merkezi bir önem taşıdığı tesbit edilmiştir. Bu anlamda, hayat sigortalarına büyük ölçüde güven duyulduğu ve bu güvenin süreklilik taşıdığı ortaya çıkmıştır. (1993´den bu yana 0=Hiç güvenilmez 10=Çok güvenilir olarak belirlenen Güven Ölçüm Skalasında, hayat sigortasının güvenilirlik değeri 7 olarak sabitlenmiştir). Ayrıca, katılımcıların %80´inin hayat sigortasını iyi ve güvenilir bir yaşlılık garantisi olarak değerlendirdiği ortaya çıkmıştır. Bkz: Merkes, Jürgen, Westholt, Martina; "Großes Vertrauen in die Lebensversicherung", Versicherungswirtschaft; Halbmonatsschrift für die deutsche Individualversicherung, Verlag Versicherungswirtschaft e.V., Karlsruhe, 52 Jahrgang, Heft 2, 15 Januar 1997, s. 94-96
           (11) Haller, Matthias; Sicherheit durch Versicherung, Gedanken zur künftigen Rolle der Versicherung, Verlag Herbert Lang, Bern, 1975, s. 14
           (12) Amerika`lı psikolog Maslow`a göre insanların ihtiyaçları aşağıdaki şekilde sıralanmaktadır: Temel ihtiyaçlar : Hayatın devamını sağlayan mallara (yiyecek, elbise, konut vb.) yönelik ihtiyaçlar. Sosyal ihtiyaçlar: Toplum içinde güven duygusu, bir aileye aidiyet, bir derneğe yada gruba mensup olma vb. ihtiyaçlar. Kendini gerçekleştirme ihtiyacı: Kendi kişiliğini tanımlama, itibar görme, mesleki ilerleme, toplumsal mevki sahibi olma kendini geliştirme ve aşma vb. şekilde ifade edilen ihtiyaçlar. Söz konusu ihtiyaçlar teorisi, temelde doğal bir sıra izlediğinden "İhtiyaçlar Piramidi" olarak da anılmaktadır. Ayrıntılı bilgi için bkz: Haller, Matthias; Sicherheit durch Versicherung, Gedanken zur künftigen Rolle der Versicherung, Verlag Herbert Lang, Bern, 1975, s. 18 vd.
           (13) Haller, Matthias, a.g.e., s. 19
           (14) Yüksek teknolojilerin; iş dünyası, ekonomi ve sosyal yaşam gibi konularda önemli riskler içerdiğini ve geleceğe ilişkin tehlike ve tehditler taşıdığını öne süren Forester, "Yüksek Teknoloji Toplumu" adını verdiği ve söz konusu toplumsal yapının özelliklerini ayrıntılı olarak incelediği eserinde bu gerçeğe yer vermektedir. Bkz: Forester, Tom; Die High Tech Gesellschaft, Oktogon Verlag, Stuttgart, 1990
           (15) Haller, Matthias,  a.g.e., s. 72
           (16) Riskin dışında, sigortacı, sigorta ettiren, risk, sigortanın konusu, menfaat ve  sigorta teminatı olan para veya sair ödemeler sigortanın temel unsurları arasında yer almaktadır. Söz konusu unsurlar, dolayısıyla sigorta akdinin unsurları olarak da anılmaktadır. Başbuğoğlu, Tarık; Uygulamalı Türk Ticaret Kanunu, Açıklamalar, İçtihatlar, 2. Cilt, Yetkin Yayınları, Ankara, 1988, s. 1636 Söz konusu unsurlara ilişkin ayrıntılı bilgi için bakınız: Tuncer Asunakutlu, Sigorta İşletmelerinde Yatırım Yaklaşımları: Alternatif Modeller ve Türkiye Uygulamaları, a.g.e., s.21
           (17) Risk kavramının tanımına yönelik ayrıntılı bir inceleme ve tartışma olarak bkz: Karten, Walter; "Die Unsicherheit des Risikobegriffes, Zur Terminologie der Versicherungsbetriebslehre", Praxis und Theorie der Versicherungsbetriebslehre, Festgabe für Müller Lutz, P. Braeß, D. Farny, R. Schmidt, Karlsruhe, 1972, s.147 vd.
           (18) Haller, Matthias; a.g.e., s. 25
           (19) A.e., s. 25
           (20) Akmut, Özdemir; a.g.e., s. 26
           (21) Kugler, Gernot; Betriebswirtschaftslehre der Unternehmung, Verlag Europa-Lehrmittel, Wuppertal, 1988, s. 347
           (22) Koch, Peter; Versicherungswirtschaft, 3.Auflage, Verlag Versicherungswirtschaft e.V., Karlsruhe, 1991, s. 22
           (23) Güredin, Ersin; Sigorta İşletmelerinde İktisadilik Analizi ve Türk Tatbikatından Örnekler, Doktora tezi, İstanbul , 1976, s. 7
           (24) Sorumlulukların eşitliği ilkesine göre; sigortalı, sigortacıya, riski paylaşma ve yönetme işlevlerinin karşılığı olarak ve sigortalanan riskin gerçekleşmesi durumunda sigorta bedelini karşılamak üzere belirli bir prim ödemekle yükümlüdür. Bkz: Akmut, Özdemir; a.g.e., s. 81
           (25) Kılıçkaptan, Serdar; "Sigortanın Yapısı ve Sigortacılıkta Riskin Dağıtımı", Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 4, Yıl: 1988, Sayı: 1-2, s. 262
           (26) Riskin özellikleri konusunda bkz: Karten, Walter; " Zum Problem der Versicherbarkeit und zur Risikopolitik des Versicherungsunternehmens. Betriebswirtschaftliche Aspekte", Zeitschrift für die gesamte Versicherungs-wissenschaft, 2/3, 1972, s. 279 vd.
           (27) Sigortacılıkta Temel Bilgiler, İmtaş Sigorta Yayını, İstanbul, 1991, s. 11
           (28) Akmut, Özdemir; a.g.e., s. 32
           (29) Akmut, Özdemir; a.g.e., s. 26-27
           (30) Akmut, Özdemir; a.g.e., s. 27
           (31) Pekiner, Kamuran; a.g.e., s.7-9
           (32) Farny, Dieter; Produktions- Kostentheorie der Versicherung, Verlag Versicherungswirtschaft e.V., Karlsruhe, 1965, s. 21-27
           (33) A.e., s. 25
           (34) A.e., s. 25
           (35) Erbach, Karl Friedrich, Follmer, Franz, Rudnick, Adalbert; a.g.e., s. 319