Kapat (x)

Değerli Yazarlarımız ve Ziyaretçilerimiz,

Ocak 1998 yılından bu yana Türkiye' nin İLK Hakemli İnternet Dergisi olan Mevzuat Dergisi yıllardır sayısız akademik araştırmaya ve makaleye yer vererek Türkiye' de bilimin gelişmesinde önemli katkılar sağlamıştır. Takipçilerinin de bildiği gibi Mevzuat Dergisi bir süredir gayrifaal duruma düşmüş olup son sayısını Haziran 2013 tarihinde çıkartmıştır. Başar Mevzuat olarak yol açmış olduğumuz elektronik yayıncılık günümüzde ülkemizde önemli noktalara gelmiş olup Mevzuat Dergisi bu yönden misyonunu tamamlamıştır.

Mevzuat Dergisi 31.10.2017 tarihine kadar sadece dergi yazarlarımızın yazdıkları makalelerine erişebilmesi ve gerekli yedeklerini alabilmesi amacıyla yayında kalacak olup bu tarihten sonra yayın hayatını sonlandıracaktır.

Bu gune kadar bize gostermis oldugunuz ilgi icin tesekkur ederiz.

Mevzuat Dergisi - Iletisim: info@mevzuatdergisi.com

   YIL: 1
SAYI: 6
HAZİRAN 1998
 

önceki

yazdır


Kazım SECERLİ
 
HÜR  TÜRK'LE DİNLERE DEMOKRASİ. 


            Hür olmak ve Türk olmak arasında ne kadar yakın bir ilişki varsa dinlerle demokrasi arasında bağlantılar da aynen çağımızın gereği olmuştur.Hür Türk-Alman Dostluk Cemiyeti her zaman olduğu gibi 2000'li yıllarda da kaçınılmaz küreselleşme icabı dinlerin, mezheplerin ve ırkların yakınlaşmasından yanadır.Çünkü her din, mezhep ve ırkın varlığı diğerleriyle bağlantılıdır.Bunların hiç biri, diğerleri olmadan kendi varlığını sağlıklı sürdüremez.Dünyada gelişen ve devleşen devletler bunu tarih boyunca en iyi anlayanlar ve uygulayanlar olmaktadır.Adalet temeli üzerine yücelen devletlerin devamı aynen dinler, mezhepler ve ırklar arasında dengeli ilişkilere bağlıdır.İşte bu ve tüm dengeli ilişkileri derleyen sistem demokrasidir. 

            İnsanlığın var oluşundan aile, klan, kabile, kavim, millet ve birleşmiş milletler üzerinde farkı kalitede demokrasi, uygulamaları yaşanagelmiştir.Her kavramın olduğu gibi demokrasinin de sürekli evrim gereksinimi doğaldır.Yeni demokrasi hareketli bir hedeftir.Her kavramı olduğu gibi demokrasiyide iyiye ve kötüye kullananlar olmuştur ve olacaktır.Ancak her insan topluluğunun kalıcı mutluluğu bireylerinin toplumsal kararlara yenii yönetime doğrudan ama olmazsa dolaylı olarak katılımına bağlıdır.Toplumlar arası uygar ilişkilerle milletleri ve cemaatleri yakınlaştırarak küreselleşmeyi kolaylaştırır.Böylece her bir toplum, millet ve cemaat diğerleriyle ilişkileri oranında güçlenir.Burada en büyük toplum tüm insanlık alemi olduğu unutulmamalıdır.Değerlendirmeleri sürekli en az üç boyutlu, yani, birey, ulus va evrensellik bazında yapmak başarının anahtarı olmuştur. 

            Evrenin yaratılışından beri diller ve dinler de insanlar gibi ve diğer canlılar gibi doğmakta, çok uzun sürelerde yaşanmakta, ve ölmektedir.İmanlı insanlar dinlerinin, vatansever yuttaşlarda milletlerinin sonsuza dek yaşamasını diledikçe dayanışmalardan mutluluk aramaktadır.Ölü diller ve dinler her zaman az veya çok varlıklarını kendilerinden sonra gelenlerde sürdürmüşlerdir.Semavi dinler üçlü zinciri en güzel örnekleri vermiştir.Bir dilin veya dinin daha uzun ömürlü gelişiyor olması fertlerin kendi içinde ve diğerleriyle ve doğayla barışık yaşamasına ve uygulamasına bağlıdır.İç ve dış huzur ise adı ne olursa olsun demokratik uygulamalarla güç kazanmaktadır. 

            Türkiye Cumhuriyeti büntesinde çeşitli dinler ve mezhepler mutlu yaşamaktadır.Başka inançlara saygılı Müslüman,, Hıristiyan, Musevi, Arami, Süryanı, Bahayi vs.yurttaşlarımız yıllarca yan yana yıpranmadan yaşayabilmiştir. Bütün bu dinler kendi içlerinde meşveret, istişare, konsültasyon gibi demokratik yöntemlerle, usullerle uzlaşabilmektedir.Yöneticileri, dışarıdan atama ile değil kendi içlerinden çoğunluğun rızası ile seçildiğinde görevini daha iyi yapmaktadır.İnsanlar Hür Türkler gibi özgür iradeleri ile mutlak mutluluğa layık olduklarında tanrıların gazabından kurtulacak, Allahın rahmet, bereket ve merhametine kavuşacaktır. 
 

Kazım SEVERLİ 
Kültür Kom. Başkanı, 
Hür Türk Alman Dostluk Cemiyeti, P. K. 66 
Kızılay/ANKARA