YIL: 13

SAYI: 148

NİSAN 2010

 

 

önceki

yazdır

 

 

 Yrd.Doç.Murat PIÇAK

 

   

PLANLI KALKINMA DÖNEMİ TÜRKİYE İHRACAT POLİTİKALARI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME


Özet

 

Türkiye’de 1963 yılında başlayan planlı kalkınma politikaları ile ihracatta gerçekçi düzenlemeler yolunda önemli adımlar atılmıştır. Kalkınma planlarında önerilen ihracat politikalarının tamamen olmasa da büyük ölçüde hayata geçirilmesi sayesinde ihracatta önemli başarılar elde edilmesine rağmen, Türk Lirasının aşırı değerlenmesi ve petrol fiyatlarında yaşanan artışlar, ihracat teşviklerine ayrılan kaynakların yetersizliği, mevzuatın sıklıkla değiştirilmesi, bürokratik işlemlerin fazlalığı ve koordinasyon eksikliği sorunları önemini korumaktadır. Bu sorunlar sürdürülebilir ihracat artışı sağlamayı engellemekte ve Türkiye’nin dünya ticareti içinde hak ettiği yeri almasını geciktirmektedir. İhraç ürünleri maliyetlerinin yükselmesini önleyecek temel girdi fiyatlarının kontrol altında tutulması, vergi ve teşvik tedbirlerinin düzenlenmesi, bürokratik engellerin azaltılması, ihracatçıların finansman sorunlarının çözülmesi, Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesini önleyici politikaların izlenmesi, marka oluşturma ve tanıtım faaliyetleri ile yurtdışında Türk malı imajının oluşturulması uygulanacak ihracat politikaları kapsamında alınması başlıca gereken tedbirlerdir.

Anahtar Kelimeler: Planlı kalkınma dönemi, İhracat politikaları, Türkiye.

 

AN EVALUATION ON THE PLANNED DEVELOPMENT PERIOD OF TURKISH EXPORT POLICY

Abstract

 

With the planned development policies that started in 1963 in Turkey, the essential steps had taken on export upon to realistic arrangements. Although there have been essential success on exports through the partial suggested export policies in development plans, there are still important issues with over valued of Turkish Lira, rises on petroleum prices, deficiency of divergent resources on export incentives, changes often on legislation, bureaucratic delay and issues with lack of coordination. These issues lack sustainable rises on exports and delay Turkey’s deserved spot in the world trade. The intervention measures should taken on controlling the basic input prices on costs of exported goods, regulation on tax and incentive measures, dismantling of bureaucratic delay, regulations on financial issues of exporters and following preventative politics on over valued of Turkish Lira and appealing image of Turkish merchandise in abroad.

Key Words: Planned development period, Export policies, Turkey.

 

 

 

 

Yrd. Doç. Dr., Dicle Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümü.

1. GİRİŞ

 

Ekonomi literatüründeki en kapsamlı konulardan biri hızlı ve istikrarlı bir kalkınma sürecinin nasıl gerçekleştirilebileceği ile ilgilidir. Planlı kalkınma, önceden belirlenmiş bir dizi kalkınma hedefine verili bir zaman aralığında ulaşmak için çeşitli araçlar geliştirme ve karar alma birimleri arasındaki eşgüdümü ve kontrolü sağlama çabasıdır (Todaro ve Smith, 2008, 461). Uzun dönemli bir perspektifin öznesi olarak planlama, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında pek çok ülkenin kalkınmada kullandığı bir politika aracı olmuştur (Gönel, 1997, 6).

Gelişmekte olan ülkelerin döviz rezervleri kısıtlı olup, bu ülkelerin uluslararası finans piyasalarından mali kaynaklar elde etmeleri güçtür. İhracat sayesinde enerji, ara ve yatırım malları gibi önemli üretim girdilerinin ithalatı için gerekli olan döviz kaynaklarının elde edilebilmesi gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sürecinde önemli bir rol oynamasına yol açmaktadır (Akta ve Yılmaz, 2008, 90). İhracat; milli gelirin düzeyi ve dağılımı, istihdam, fiyatlar ve diğer ekonomi politikalarını doğrudan etkileyen bir faktördür. Gelişme sürecindeki ülkelerin ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmeleri ihracat yapılarını geleneksel tarım ürünlerinden işlenmiş sanayi ürünlerine kaydırmalarına ve rekabet güçlerini yükseltilmesine  bağlıdır. Çünkü uluslararası rekabette etkin olmadan kalkınmanın gerçekleşmesi mümkün değildir (Tesbi, 2001).

Türkiye’de 1960 yılında 27 Mayıs Devrimi ile birlikte Planlı Kalkınma politikası benimsenmiştir (Hesapçıoğlu, 1984, 25). 1963 yılında birincisi hazırlanan ve bundan sonra birbirini izleyen kalkınma planlarında kalkınma ile ihracat arasındaki sıkı ilişki sürekli olarak vurgulanmıştır. Planlı dönemde Türkiye ihracat politikaları sürekli olarak gözden geçirilmiş, gerçekçi düzenlemeler yolunda önemli adımlar atılmıştır.  Beş yıllık kalkınma planlarında ihracat sisteminin içinde bulunduğu darboğazlar ve güçlükler belirlenmiş, bu sorunları çözmek amacıyla politika, strateji ve hedefler saptanmıştır.

Bu araştırmanın amacı, planlı kalkınma dönemi Türkiye’nin ihracat politikalarını ve sonuçlarını incelemeye yöneliktir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle beş yıllık kalkınma planlarındaki ihracat politikaları, stratejileri ve hedefleri her dönem için ayrı ayrı incelenecektir. Daha sonra belirlenen bu hedefler Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) Dış Ticaret İstatistikleri ile karşılaştırılarak, ihracatı etkileyen iç ve dış faktörler ana hatlarıyla ele alınacaktır. Son olarak, çalışmadan elde edilen bulguların genel bir değerlendirmesi yapılacaktır.   

 

2. PLANLI KALKINMA DÖNEMİ TÜRKİYE İHRACATI

 

2.1. Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Dönemi (1963-1967)

 

Devletçi ve ithal ikameci düşüncelerle hazırlanan Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı (BYKP)’nda (Boratav, 2008, 126) geleneksel tarım maddelerine dayanan ihraç mallarının çeşitlendirilerek artırılması ve mamul madde ihracının artmasını sağlayacak yatırımlara öncelik verilmesi ihracat politikası olarak benimsenmiştir (DPT, 1963, 42).

Birinci BYKP’de sağlık, toplum güvenliği, ulusal değerleri koruma gibi sebeplerle ihracı kanun ve kararnamelerle yasaklanmış olanlar hariç; bütün malların ihracatında serbestlik ilkesi temel alınmıştır (DPT, 1963, 511). İhracatta hiçbir şekilde takas veya bağlı muamelelere izin verilmemiş ve ihracat karşılıklarının yurda getirilmesi Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu kurallarına bağlı kılınmıştır (DPT, 1963, 512).

Birinci BYKP ihracat projeksiyonlarında toplam 2.000 milyon $’lık ihracat yapılması hedeflenmiş; ihracatın % 76,9’unun tarım, % 17,2’sinin sanayi ve % 5,9’unun madencilik sektörü ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan’da tarım ürünleri ihracatının % 29,3 artırılması, ancak ihracat bileşimi içindeki payının %  1,3 azaltılması; sanayi ürünleri ihracatının % 47,0 ve ihracat bileşimi içindeki payının %  1,9 artırılması; madencilik ürünleri ihracatının % 18,2 artırılması, ancak ihracat bileşimi içindeki payının %  0,6 azaltılması, toplam ihracatın ise % 31,5 artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1963, 520).

·              İhraç mallarında sınıflama ve standardizasyon eksikliğinin, ambalaj ve kalite kontrolü yetersizliğinin giderilmesine çalışılması

·              Dış pazar çalışmaları, piyasa araştırmaları, reklam-tanıtım çalışmalarının yapılması

·              İhracatçı kredisi probleminin çözülmesi

·              Mamul madde ihracında vergi iadesi uygulanması

·              İhracat rejimi uygulamalarının basitleştirilmesi

·              Saklama tesislerinin artırılması

·              İhracat alanında çalışacak personelin özel olarak yetiştirilmesi

·              Gönüllü ihracatçı birliklerinin kurulması

Birinci BYKP ihracat politikalarında devletin alacağı tedbirler olarak belirlenmiştir (DPT, 1963, 523-524).

Birinci BYKP döneminde gerçekleşen 2.256 milyon $’lık toplam ihracat  % 12,8 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir. Dönem içinde ihracatın GSMH içindeki payı ortalama % 5,1 oranında gerçekleşmiş ve azalma eğilimi göstermiştir (TUİK, 2009, 475-478).

Birinci BYKP döneminde gerçekleşen ihracatın % 77,4’ü tarım ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde tarım ürünleri ihracatı % 47,9 artmış, ancak ihracat bileşimi içindeki payı % 3,3 azalmıştır. Plan döneminde tarım ürünleri ihracatı % 13,7 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478). Bu durum ihracatın tarımsal karakterini güçlendirmiştir. Tarım ürünleri ihracatında sağlanan artış, yapısal bir değişmeden çok mevcut bazı tarımsal ürün stoklarının eritilmesi ve ihracata yönelen tarımsal ürünlerin üretimlerinin artırılmasından kaynaklanmıştır (DPT, 1968, 26-27).

Birinci BYKP döneminde gerçekleşen ihracatın % 18,6’sı sanayi ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde sanayi ürünleri ihracatı % 11,0 artmış, ancak ihracat bileşimi içindeki payı % 4,3 azalmıştır. Bununla birlikte sanayi ürünleri ihracatı % 21,2 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478). İhracat bileşiminde sanayi ürünleri payında gerçekleşen azalma, Plan’da sanayi ürünleri ihracatını artırmak için öngörülen tedbirlerin yeterince alınamaması ve uygulamada aksaklıkların ortaya çıkmasından kaynaklanmıştır. Ayrıca maliyetlerin yüksekliği, kalite düşüklüğü, pazarlama bilgisi noksanlığı ve üretim kapasitesinin ihracata imkan verecek ölçüde yükseltilememesi sanayi ürünleri ihracatının artmasını sınırlayan faktörler olmuştur (DPT, 1968, 26-27).

Birinci BYKP’de madencilik üretiminde beklenen gelişmeye paralel olarak ihracatın da hızla yükseleceği tahmin edilmiştir. Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 4,0’ü madencilik sektörü ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatı % 90,9 ve ihracat bileşimi içindeki payı % 1,0 artmıştır. Ancak madencilik ürünleri ihracatı % 23,2 oranında Plan hedeflerinin altında gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478).

Birinci BYKP döneminde yatırım indirimi, ihracatta vergi iadesi, hızlandırılmış amortisman sistemleri ile gümrük tarifelerini ayarlama ve bazı vergi ve resimleri taksite bağlama usulü Türk Vergi Hukuku’na ithal edilerek, özel kesimin Plan hedeflerine uygun faaliyetlerini teşvik yönünden uygulanmaya başlanmıştır. Bu teşvik tedbirlerinden yatırım indirimi, gümrük vergi ve resimlerinin taksitlendirilmesi ve ihracatta vergi iadesi yaygın bir uygulama alanı bulmuştur (DPT, 1968, 116). Ayrıca AET ile imzalanan Ortaklık Anlaşması ihracat açısından önemli bir gelişme sayılabilir.

 

2.2. İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Dönemi (1968-1972)

 

Dengeli bir kalkınma stratejisi uygulayarak Türk ekonomisini daha sağlam bir yapıya kavuşturmayı amaçlayan İkinci BYKP’de ithal ikameci ve ihracatı geliştirme politikaları birlikte benimsenmiş ve ihracatta sanayi ürünleri yönünde yapısal bir değişim sağlanması hedeflenmiştir (DPT, 1968, 630; DPT, 1973, 53,114). İkinci BYKP projeksiyonlarında ihracatın % 38,1 artırılarak dönem içinde toplam 3.114,8 milyon $’a ulaşılması hedeflenmiştir (DPT, 1968, 91-92).

İkinci BYKP’de tarımsal üretimin hava şartlarına bağlılık derecesini azaltarak ve üretim metotlarını modernleştirerek verimliğinin artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1968, 635). Plan’da yapılacak ihracatın % 71,8’inin tarımsal ürünlerden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde tarımsal ürün ihracatının % 17,6 artırılması ancak, ihracat bileşimi içindeki payının % 8,9 azaltılası hedeflenmiştir. Bu kapsamda, tarımsal ürün ihracatının Türkiye’nin ihracat dağılımında önemli bir yer tutacağı ve Birinci BYKP döneminde başlayan dış talebi etkileme gayretlerinin devam edeceği belirtilmiştir (DPT, 1968, 92). Plan’da özellikle işlenmiş veya yarı işlenmiş tarımsal ürünlerin ihracatının artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1968, 119).

İkinci BYKP’de sanayi sektörüne sürükleyicilik vasfı verilmiş ve yatırımların önemli bir kısmının bu sektöre yöneltilerek yatırım ve ara malları üreten temel, stratejik endüstriler kurulacağı belirtilmiştir. Plan’da ihracat potansiyeli yüksek sanayi kollarına yönelik teşviklerin artırılması ve yeni yatırımların yapılması yoluyla üretim artışı sağlanacağı belirtilmiştir (DPT, 1968, 93). Bu kapsamda işgücü yoğunluğu yüksek olan sanayi dallarına özel destek sağlanacağı; ayrıca Türk sanayisini uzun dönemde Ortak Pazar sanayileriyle rekabet edebilir bir duruma getirebilmek için gerekli tedbirlerin alınacağı belirtilmiştir (DPT, 1968, 636). Plan’da yapılacak ihracatın % 22,3’ünün sanayi ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde sanayi ürünleri ihracatının % 96,9 ve ihracat bileşimi içindeki payının % 8,9 artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1968, 91-92).

İkinci BYKP’de çeşitli kamu ve özel sektör kuruluşları tarafından yapılmış olan yatırımlarla kurulan tesislerin faaliyete geçmesiyle madencilik sektörü üretimi ve ihracatının büyük ölçüde artacağı belirtilmiştir (İkinci BYKP, 92). Plan’da yapılacak ihracatın % 5,9’unun madencilik ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatının % 35,5 artırılması, ancak ihracat bileşimi içindeki payının % 5,8 olarak kalması hedeflenmiştir (DPT, 1968, 91-92).

·              Dış pazarlarda rekabet gücü kazanmak amacıyla, ihracata dönük sanayilerin kurulmasına ve teşvik edilmesine öncelik verilmesi

·              Yeni pazar araştırılarının yapılması

·              İhraç mallarında tipleştirme, standartlaştırma, dış talebe uygun mal üretimi ve kalite konularına önem verilmesi

·              Türk mallarının dış pazarlarda tanıtılması ve sürümünün artırılması amacıyla İkili Ticaret Antlaşması sisteminin geliştirilmesi

·              Etkin bir kredi sistemi ile ihracatçıların desteklenmesi ve ihracatta vergi iadesi usulünün basitleştirilerek daha yaygın bir hale getirilmesi

·              İhracat teşviklerinin artırılması

·              İhracatı Geliştirme ve Etüd Merkezi (İGEME)’nin ihracatı artırmaya yardımcı olacak şekilde yeniden düzenlenmesi

·              İhracatçı birliklerinin kurulması ve birliklerin federasyon ve konfederasyon şeklinde dikey teşkilatlanmalarının teşvik edilmesi

·              İhracat sigortası uygulamalarının geliştirilmesi

·              İhracatçılara gerekli olan ticari ve pazarlama bilgilerinin bir merkezde toplanması

İkinci BYKP ihracat politikalarında devletin alacağı tedbirler olarak belirlenmiştir (DPT, 1968, 109,118-120,123,369).

İkinci BYKP döneminde gerçekleşen 3.183 milyon $’lık toplam ihracat % 2,2 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir. Dönem içinde ihracatın GSMH içindeki payı ortalama % 3,3 oranında gerçekleşmiş ve yükselme eğilimi göstermiştir (TUİK, 2009, 475-478).

İkinci BYKP döneminde tarım sektöründe modern girdi kullanımı, yatırımlar, örgütlenme ve üretimde önemli gelişmeler gerçekleştirilmiştir. Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 72,8’i tarımsal ürünlerden oluşturmuştur. Plan döneminde tarımsal ürün ihracatı % 44,8 artmış, ancak ihracat bileşimi içindeki payı % 15,4 azalmıştır. Bununla birlikte tarımsal ürün ihracatı % 2,7 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478). Plan döneminde tarımda yapı değişikliğini öngören Toprak ve Tarım Reformu gerçekleştirilmemiş ve tarımın hava şartlarına bağımlılığı büyük ölçüde devam etmiştir. Buna rağmen hızla büyüyen nüfus ve gelire bağlı olarak artan tarımsal ürün talebinde ve sanayinin hammadde ihtiyacının karşılanmasında ulusal düzeyde bir darboğazla karşılaşılmamış ve tarımsal ürünlerin ihracatında genel olarak bir gelişme gerçekleşmiştir (DPT, 1973, 114,874).

İkinci BYKP döneminde sanayi ürünleri ihracatının geliştirilmesi için düşük faizli kredi, proje bazında döviz tahsisi gibi tedbirler getirilmiştir. Ayrıca vergi iadesi kapsamına giren malların sayısı ve vergi iade oranları artırılmıştır (DPT, 1973, 978). Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 21,4’ü sanayi ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde sanayi ürün ihracatı % 306,3 ve ihracat bileşimi içindeki payı % 16,5 artmıştır. Ayrıca sanayi ürünleri ihracatı % 1,7 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478). Sanayi ürünleri ihracatı Plan hedeflerini aşmakla birlikte, sanayi ürünü kapsamına giren maddelerin bazılarını gerçek sanayi ürünü saymak güçtür. Örneğin küspelerin sanayi ürünü sayılması tartışılabilir (DPT, 1973, 978). Sanayi sektörünün genellikle küçük veya optimal olmayan büyüklükteki birimlerden oluşması, maliyetlerin yüksek, mamul kalitesinin düşük, üretim teknolojisinin geri olması ihracatı olumsuz yönde etkileyen faktörler olmuştur (DPT, 1973, 114). Ayrıca üretim teknolojisi geliştirilemediği gibi, ileri üretim teknolojilerinin seçilememesi ve Türkiye koşullarına uydurulamaması, verimlilik artışının yeteri kadar hızlı olmaması, mevcut sanayinin genellikle tüketim malı üreten işletmelerden oluşması, yatırım ve ara malları üretiminin sanayi üretimi içinde gereken ağırlığı kazanamaması ihracattaki önemli dezavantajlar olmuştur. Sanayileşmiş ülkelerin ihracatı içinde büyük bir pay tutan makina ve ulaşım araçları gibi yatırım ve ara malları ihracatı, Türkiye toplam ihracatı içinde % 0,5 gibi çok küçük bir yer tutmuştur (DPT, 1973, 978).

İkinci BYKP döneminde gerçekleşen ihracatın % 5,4’ü madencilik sektörü ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatı % 26,9 artmış, ancak ihracat bileşimi içindeki payı % 1,4 azalmıştır. Ayrıca madencilik sektörü ürünleri ihracatı % 9,8 oranında Plan hedeflerinin altında gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478).  Plan döneminde madencilik üretiminde mevcut potansiyel yeterince değerlendirilmemiş ve işlenmiş maden ihracatı yeterli hızda artırılamamıştır. Bu durumumun en önemli nedeni, sanayi sektöründeki eksikliklerden dolayı doğal kaynakların gereğince işlenememesidir (DPT, 1973, 978).

İkinci BYKP ihracat hedeflerinde yer almamakla birlikte, dönem içinde gerçekleşen ihracatın % 0,4’ünü hizmet sektörü oluşturmuştur (TUİK, 2009, 475-478). 

 

2.3. Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı Dönemi (1973-1977)

 

Üçüncü BYKP’de Türkiye’nin AET ile olan ilişkilerinin ihracatı olumlu yönde etkilemesinin sanayileşmenin ihracatı artıracak düzeye gelmesine ve ihracatta yapısal değişikliklerin sağlanmasına bağlı olduğu belirtilmiştir (DPT, 1973, 189). Üçüncü BYKP projeksiyonlarında ihracatın % 57,1 artırılarak toplam 5.000 milyon $’a ulaşılması hedeflenmiştir (DPT, 1973, 188).

Üçüncü BYKP’de tarımsal yatırımlarda önceliğin sektörün hava koşullarına olan bağlılığını azaltarak üretimi düzenli bir seviyeye getirecek ve ihracat potansiyeli yüksek ürünlerin yetiştirilmesine verilmesi öngörülmüştür. (DPT, 1973, 184, 896) Plan’da yapılacak ihracatın % 58,4’ünün tarımsal ürünlerden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde tarımsal ürün ihracatının % 9,1 artırılması, ancak ihracat bileşimi içindeki payının % 15,6 azaltılası hedeflenmiştir (DPT, 1973, 188).

Üçüncü BYKP’de geleneksel tarım ürünleriyle ihracatı artırma olanağının sınırlı olduğu; bundan dolayı ihraç ürünlerinin çeşitlenmesi, ihracat bileşiminde sanayi ürünlerin payının arttırılması ve sanayi ürünleri ihracatı içinde yatırım ve ara malları ihracatının ağırlık kazanması gerektiği belirtilmiştir (DPT, 1973, 184,892). Plan’da yapılacak ihracatın % 35,6’sının sanayi ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde sanayi ürünleri ihracatının % 112,0 ve ihracat bileşimi içindeki payının % 13,8 artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1973, 188).

Üçüncü BYKP’de madencilik sektörü yatırımlarının çok yönlü aramalardan ziyade, gelişmesi beklenen sanayi sektörüne girdi aktaracak ve aynı zamanda ihracatı artıracak nitelikteki belirli madenlerin aranmasına ve üretimine yöneltileceği belirtilmiştir (DPT, 1973, 187,896). Plan’da yapılacak ihracatın % 6,0’sının madencilik sektörü ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatının % 92,9 ve ihracat bileşimi içindeki payının % 1,8 artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1973, 188).

·              İhracatın çeşitlendirilerek, hızla artırılması

·              Sanayi ürünlerine dış rekabet gücü kazandırılması

·              Dış ticaret rejiminin belirlenmesinde AET’ye ve Katma Protokol’e karşı yükümlerin Türkiye’nin uzun dönemli kalkınma amaçlarıyla bağdaştırılması

·              Ankara Anlaşması’ndaki bütün imkanlardan azami ölçüde yararlanılması

Üçüncü BYKP ihracat politikalarına esas olacak temel ilkeler olarak belirlenmiştir (DPT, 1973, 892).

·              Yabancı sermaye yatırımlarında ihracata dönük projelere öncelik verilmesi ve mümkün ölçüde ihracat şartı konulması

·              İhracatta vergi iadesi uygulamalarına devam edilmesi

·              İhracat kredisi ve ihracat sigortası sistemlerinin geliştirilmesi

·              İhracatçı kamu kuruluşlarının belirlenen hedefleri gerçekleştirecek biçimde teşkilatlanmaları

·              Kamu kuruluşlarının özel sektörün ihracata dönük girişimlerinde proje hazırlama ve değerlendirme, teknoloji seçimi ve transferleri gibi konularda yardımcı olmaları

·              İhracata dönük sanayilerin teşviki için gerekli düzenlemelerin yapılması ve bu sanayilerin girdileri yurtiçinde üretilmediği takdirde gümrük kolaylıkları sağlanarak ve kısıtlama olmaksızın ithalinin gerçekleştirilmesi

·              Dış Ticaret Ofisi’nin kurulması

Birinci BYKP ihracat politikalarında devletin alacağı tedbirler olarak belirlenmiştir (DPT, 1973, 893-896).

Üçüncü BYKP döneminin kapsadığı 1973-1974 yıllarında petrol fiyatlarında gerçekleşen büyük oranlı artışlardan dolayı gelişmiş piyasa ekonomilerinin durgunluk dönemine girmeleri ve 1974 yılı Kıbrıs Barış Harekatı sonrasında ABD’nin Türkiye’ye ambargo uygulaması ihracatı olumsuz yönde etkilemiştir (DPT, 1979, 52). Bu olumsuzluklara rağmen Plan döneminde gerçekleşen 7.964 milyon $’lık toplam ihracat % 59,3 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir. Dönem içinde ihracatın GSMH içindeki payı ortalama % 3,7 oranında gerçekleşmiş ve sürekli azalma eğilimi göstermiştir (TUİK, 2009, 475-478).

Üçüncü BYKP döneminde gerçekleşen ihracatın % 58,5’i tarımsal ürünlerden oluşturmuştur. Plan döneminde tarımsal ürün ihracatı % 25,7 artmış, ancak ihracat bileşimi içindeki payı % 3,5 azalmıştır. Bununla birlikte tarım ürünleri ihracatı % 61,8 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478). Plan döneminde uluslararası ekonomik düzenin sarsılması sonucu hızlanan dünya enflasyonu; yani 1972 ve 1973 yıllarındaki yüksek konjonktürde tarımsal hammaddelerin fiyatlarının yükselmesi az gelişmiş ülkelerin ihracat gelirlerinin artmasını sağlamıştır (DPT, 1979, 52,118). Genel anlamda bir tarımsal hammadde ihracatçısı olan Türkiye için bu durum bir avantaj olmuştur.

Üçüncü BYKP döneminde gerçekleşen ihracatın % 35,1’i sanayi ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde sanayi ürünleri ihracatı % 29,1 artmış, ancak ihracat bileşimi içindeki payı % 1,1 azalmıştır. Bununla birlikte sanayi ürünleri ihracatı % 53,5 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478). Plan döneminde geniş kapsamlı vergi iadesi uygulamaları ile sanayi ürünleri ihracatını özendirici politikalar izlenmiştir. Ancak dünya konjonktüründeki olumsuzluklar ihracatı artırma çabalarını olumsuz yönde etkilemiştir. Ayrıca Türkiye’de uygulanan sabit kur politikası, iç talepteki genişleme ve arzın belirli mallarda yetersiz kalması sanayi ürünleri ihracatını sınırlayan faktörler olmuştur (DPT, 1979, 68).

Üçüncü BYKP döneminde gerçekleşen ihracatın % 5,7’si madencilik sektörü ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatı % 223,1 ve ihracat bileşimi içindeki payı % 4,2 artmıştır. Ayrıca madencilik ürünleri ihracatı % 51,6 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478).

Üçüncü BYKP ihracat hedeflerinde yer almamakla birlikte, dönem içinde gerçekleşen ihracatın 0,7’sini hizmet sektörü oluşturmuştur (TUİK, 2009, 475-478).   

 

2.4. Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı Dönemi (1979-1983)

 

Dördüncü BYKP’de hızlı sanayileşmeye kaynak sağlayacak kurumsal düzenlemeler ve ihracatta önemli atılımlar strateji olarak benimsenmiştir. Dönem sonunda Türkiye’nin birçok gereksinimini kendi olanaklarıyla karşılayacak ve diğer ülkelere önemli ölçüde ihracat yapacak duruma gelmesi hedeflenmiştir (DPT, 1979, 3). Dördüncü BYKP projeksiyonlarında ihracatın % 148,1 artırılarak toplam 19.755 milyon $’a ulaşılması hedeflenmiştir (DPT, 1979, 249). Bu artış hızı Türkiye’nin 15 yıllık planlı dönemde erişmiş olduğu ihracat artış hızından yüksektir. Sanayileşmenin getireceği yeni imkanlar, teşvik politikaları, Türkiye’nin ihracat girişimciliğindeki bilgi-beceri birikimi ve dünya ekonomisinin büyük bir bunalıma sürüklenmemesi varsayımı ile bu hedef erişilebilir görülmüştür (DPT, 1979, 244).

Dördüncü BYKP’de yapılacak ihracatın % 46,9’unun tarımsal ürünlerden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde tarımsal ürün ihracatının % 25,7 artırılması, ancak ihracat bileşimi içindeki payının % 21,1 oranında azaltılası hedeflenmiştir (DPT, 1979, 228).

Dördüncü BYKP döneminde ihracatın artırılmasının yanısıra, sanayi ürünleri ağırlıklı ihracat yapısının oluşturulması amaçlanmıştır. Toplam ihracatın artırılmasının sanayi ürünleri ihracatının tarım ürünlerinden daha hızlı artırılması ve sanayi ürünleri ihracatı içinde yatırım ve ara malları ihracat payının yükseltilmesi ile sağlanabileceği belirtilmiştir (DPT, 1979, 244). Plan’da yapılacak ihracatın % 50,1’inin sanayi ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde sanayi ürünleri ihracatının % 219,9 ve ihracat bileşimi içindeki payının % 23,4 artırılması hedeflenmiştir. Sanayi sektöründe köklü bir dönüşüm gerçekleştirmek için sanayiye ayrılan kaynakların büyük ölçüde yatırım ve ara malları üreten sektörlere ve ihracat potansiyeli yüksek ürünlere yöneltilmesi hedeflenmiştir (DPT, 1979, 236, 245-246).

Dördüncü BYKP’de madencilik ürünlerinin cevher olarak değil de işlenmiş sanayi ürünleri halinde ihraç edilmesinin amaçlanmasından dolayı, madencilik ürünleri ihracatının azalacağı öngörülmüştür (DPT, 1979, 231). Plan’da yapılacak ihracatın % 3,0’ünün madencilik ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatının % 10,8 ve ihracat bileşimi içindeki payının % 2,3 azaltılması hedeflenmiştir (DPT, 1979, 231).

·              Yıllık programlar ve dış ticaret rejimi ile ihracatı yasaklanan mallar dışındaki tüm malların ihracatının serbest bırakılması

·              İhracatçı olabilmek için ihracat birliklerine üye olma zorunluluğunun kaldırılması

·              Miktar, fiyat ve kalite denetimi dışında hiçbir denetimin yapılmaması

·              Yenilenen ihracat sisteminin uygulanabilmesi amacıyla gerekli yasal önlemlerin alınması ve gümrüklerde ihracat ürünlerinin kalite açısından denetiminde uzmanlaşmış kadroların oluşturulması

·              İhracatta bürokratik işlemleri azaltmak amacıyla Merkez Bankası ve gümrük denetimi dışındaki tüm başvuruların kaldırılması; liman-antrepo ve ulaşım sistemlerinin etkin eşgüdümünün sağlanması

·              İhraç mallarının yurtdışı tanıtımını yapmak amacıyla fuar, sergi vb. her türlü araçtan yararlanılması; ürünlerin ihracatçılara kararlı düzeyde arzını sağlamak üzere yurtdışı depolama olanaklarının geliştirilmesi

·              İhracatla ilgili yönetsel işlemlerin kolaylaştırılıp, çabuklaştırılması ve tek merkezde toplanması

·              İhracatçı sanayicilerin ihtiyaçları için yapılacak döviz tahsislerinin ihracat düzeyi ile ilişkilendirilmesi

·              İhracat hedeflerinin gerçekleştirilmesinde örgüt, pazarlama ve ihracat planlaması konuları üzerinde özenle durulması. Dünya pazarlarına ihracat potansiyeli olan mallarda üretim planlamasına gidilmesi. Türkiye’nin yeni pazarlara girmesini sağlamak, ihracat ürünlerini çeşitlendirmek ve ihracatta sanayi ürünleri payını artırmak amacıyla uzun dönemli bağlantıların kurulması

·              Tarım Ürünleri Destekleme Kurumu aracılığıyla tarım kesiminin ihracata yönelmesinin sağlanması. Kamu kuruluşlarının yıllık programlarında zorunlu ihracat hedeflerinin saptanması. İhraç mallarının pazarlanmasını kolaylaştırmak amacıyla yurtdışında kurulacak pazarlama örgütlerinin, net döviz girdilerini artırmak koşuluyla, özendirilmesi

·              Bölge ülkelerinin gereksinmelerine dönük ortak girişim ve yatırımların gerçekleştirilmesi

·              İhraç ürünlerinde yarışabilirliğin yeterli olmadığı alanlarda veya dönemlerde devlet desteğinin sağlanması ve özendirme önlemlerinin alınması. Selektif biçimde kullanılacak bu desteklerin ihracatta vergi iadesi, ucuz girdi, uzun vadeli ve düşük faizli kredi, geçici ihracat kolaylıkları vb. biçimlerde oluşturulması

·              Yasadışı kanallara yönelen ihracat gelirlerinin resmi kanallara yöneltilmesi

·              İhracatta güvenilirlik ve süreklilik kazandıracak standartlaştırma çalışmalarının hızlandırılması ve yaygınlaştırılması

·              İhracat Sigortası Yasası yoluyla sanayi ürünleri ihracatının özendirilmesi

·              Hizmet ihracatının özendirilmesi

·              İhracatı sınırlayan altyapı sorunları, yatırım düzensizlikleri, üretim yetersizlikleri, enerji bunalımları vb. temel darboğazların önlenmesi-giderilmesi ve kaynakların rasyonel kullanımının sağlanması

·              İhracat faaliyetlerinde eşgüdümünün sağlanması amacıyla, Dış Ticaret Kurumu, İhracat Bankası, Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, DPT ve Merkez Bankası işbirliği ile yönetilecek bir döviz bütçesi uygulamasına geçilmesi

·              İGEME’nin İhracat Bankası’nın haber alma ve değerlendirme servislerinin çekirdeğini oluşturacak biçimde yapılandırılması

·              Dış pazarların istediği nitelik, nicelik ve fiyattan sürekli ve güvenilir arzın sağlanması ve gerekli pazar araştırmalarının yapılması amacıyla mal ve sektör düzeyinde kurulan üretici kooperatiflerinin katılabileceği ihracatçı birliklerinin kurulması ve üretici kooperatiflerinin ihracata yönelmelerinin özendirilmesi

Dördüncü BYKP ihracat politikalarında devletin alacağı tedbirler olarak belirlenmiştir (DPT, 1979, 201,260-264,268-270,493).

Dış kaynakların artırılamadığı 1977 yılından itibaren Türkiye’nin kalkınma hızının yavaşlaması ekonomide istikrar sağlanması gereğini ön plana çıkarmış, bu maksatla bazı tedbirler alınmıştır. Ancak 1978 yılında bazı tarımsal malların ihracı ile arızi olarak artan ihracatın 1979 yılında gerilemesi, ithalatın finansmanı için yeterli kaynak sağlanamaması ve harcamaların kontrol edilememesi sebebiyle ithal mallarında kıtlıklar yaşanmıştır. İthal zorlukları üretim girdilerinde ve bazı zorunlu ihtiyaç mallarında kıtlıklara yol açmıştır. Ayrıca enflasyon hızlanmış, fiyatlar artmış, GSMH reel olarak gerilemiş, kamu ve özel sektör yatırımları azalmıştır (DPT, 1984, 183-184). Ayrıca 1970’li yılların sonunda yaşanan ikinci petrol krizi sonrasında dünya ekonomisinde baş gösteren olumsuz gelişmelere paralel olarak, Türkiye ekonomisinde yaşanan sorunlar radikal kararların alınmasını kaçınılmaz hale getirmiştir.

24 Ocak Kararları olarak bilinen geniş kapsamlı bir ekonomik paketin uygulamaya konulması, 1980 yılını dış ticaret politikaları açısından önemli bir dönüm noktası yapmıştır. Temel amacı, Türkiye ekonomisinin serbest piyasa mekanizması kurallarına göre işlemesini sağlamak ve dünya ekonomisi ile bütünleşmesini gerçekleştirmek olan bu program ile ithal ikamesine dayalı sanayileşme stratejisi terkedilmiş, ihracata dayalı sanayileşme stratejisi benimsemiştir. Başlatılan ihracat seferberliği ile ihracatta önem arz eden ulaşım, haberleşme ve diğer altyapı yatırımları artırılmış, iç talebi kısarak ihracata ivme kazandırmak amacıyla gerçekleştirilen devalüasyon ile TL’nin değeri USD karşısında % 49 oranında düşürülmüş, sabit kur uygulaması yerine günlük olarak ayarlanan esnek kur sistemine geçilerek gerçekçi kur politikası uygulanmaya çalışılmış, başta nakdi teşvikler olmak üzere ihracat değişik destek unsurları ile teşvik edilmiştir (DPT, 1984, 183-186; DPT, 1989, 335-339).

Dördüncü BYKP döneminde ihracat rejiminde yapılan düzenlemeler ile tescil, lisans ve ruhsat uygulamaları yürürlükten kaldırılmış, ihracat serbestisi prensibi getirilmiştir. İhracatı artırmak amacıyla yapılan hukuki düzenlemelere ilave olarak ihracatçılara vergi iadesi, gelir vergisi istisnası, döviz tahsisi, gümrük muafiyetli hammadde ithalatı ve ihracat kredileri gibi bazı parasal ve mali teşvikler sağlanmıştır. İhracatçılara Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ve Destekleme Fiyat İstikrarı Fonu’ndan finansman desteği sağlanmıştır. Pazar bulma, dış ticaret işlemlerini yürütme, tanıtım hizmetleri yapmaları amacıyla Dış Ticaret Sermaye Şirketi modeli oluşturulmuş ve ihracat seferberliğinin temeli bu şirketlere dayalı bir modele oturtulmuştur (Dış Ticaret Müsteşarlığı [DTM], 2009).

Dördüncü BYKP döneminde gerçekleşen 21.348 milyon $’lık toplam ihracat % 8,1 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiş ve Plan döneminde ihracatın sektörel bileşiminde sanayi ağırlıklı yapısal bir değişim gerçekleştirilmiştir. Dönem içinde ihracatın GSMH içindeki payı ortalama % 6,4 oranında gerçekleşmiş ve sürekli olarak yükselme eğilimi göstermiştir. Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 45,7’si tarımsal ürünlerden oluşturmuştur. Plan döneminde tarımsal ürün ihracatı % 40,4 artmış, ancak ihracat bileşimi içindeki payı % 25,7 azalmıştır. Bununla birlikte tarımsal ürün ihracatı % 1,2 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir. Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 49,0’u sanayi ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde sanayi ürünleri ihracatı  % 353,2 ve ihracat bileşimi içindeki payı % 28,2 artmıştır. Ayrıca sanayi ürünleri ihracatı % 9,8 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir. Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 4,6’sı madencilik ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatı % 42,2 ve ihracat bileşimi içindeki payı % 2,6 artmıştır. Ayrıca madencilik ürünleri ihracatı % 58,4 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir. Dördüncü BYKP ihracat hedeflerinde yer almamakla birlikte, dönem içinde gerçekleşen ihracatın 0,7’sini hizmet sektörü oluşturmuştur (TUİK, 2009, 475-478).

 

2.5. Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Dönemi (1985-1989)

 

Ekonomik kalkınmanın dış ödeme güçlüklerine uğramadan sürdürülebilmesi için ihracat artışını teşvik eden altyapının geliştirilmesi, yatırım politikalarının ihracatı artıracak projelere öncelik verecek şekilde tespit edilmesi, üretim yapısının ekonomik gelişme seviyesi ile orantılı ihracat miktarını gerçekleştirecek yapıya kavuşturulması, ihracatın ise üretim yapısı ile uyumlu olarak çeşitlendirilmesi ve artırılması Beşinci BYKP’nin strateji bölümünde belirlenen temel hedefler arasındadır (DPT, 1984, 1,13). Plan’da, ihracatın kalkınmada tali bir unsur olarak düşünülerek iç talepten artan üretim fazlalıklarının arızi olarak satışı ile yetinen bir çerçevede ele alınmasının geçmişte olduğu gibi ödemeler dengesinde tıkanıklıklara ve gelişme hızının düşmesine yol açacağı belirtilmiştir. İhracat gelirlerinin artırılmasının Türkiye’nin dış borç ödeme gücünün yükseltilmesi, dolayısıyla dış kredi itibarının yükseltilmesi açısından büyük önem taşıdığı vurgulanmıştır (DPT, 1984, 186). Beşinci BYKP projeksiyonlarında ihracatın % 159,2 artırılarak toplam 55.334 milyon $’a ulaşılması hedeflenmiştir (DPT, 1984, 14,20-21).

Beşinci BYKP’de yapılacak ihracatın % 15,2’sinin tarımsal ürünlerden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde tarımsal ürün ihracatının % 69,5 artırılması, ancak ihracat bileşimi içindeki payının % 0,8 azaltılası hedeflenmiştir (DPT, 1984, 38). Plan’da tarım ürünleri ihracatının öngörülen seviyeye ulaşılabilmesinin uygulanmakta olan ihracatı teşvik ve esnek kur politikalarının sürekliliğine ve Ortadoğu ülkelerine yönelen ihracatın artırılmasına bağlı olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca ihracatçılar açısından istikrarlı bir nitelik gösteren Avrupa piyasalarındaki mevsim boşluklarından yararlanmanın önemi vurgulanmıştır (DPT, 1984, 52).

Beşinci BYKP’de tarımsal ihracatın gelişme potansiyeli sınırlı olduğundan, ihracat artışının esas kaynağının sanayi sektörü olması gerektiği belirtilmiştir (DPT, 1984, 186). Plan’da yapılacak ihracatın % 81,7’sinin sanayi ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde sanayi ürünleri ihracatının % 81,4 ve ihracat bileşimi içindeki payının % 1,1 artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1984, 15-18). Dördüncü BYKP döneminde uygulanan dışa açılma politikalarıyla sanayi ürünleri ihracatının büyük ölçüde artırılması mümkün olmuştur. Ancak aynı politika genellikle iç pazara dönük olarak kurulmuş sanayi kuruluşlarının önemli bir bölümünde maliyet, kalite ve standart sorunlarının belirginleşmesine sebep olmuştur. Bu tip problemler karşısında sanayi kuruluşlarının bir kısmı modernizasyon yatırımları ve işletme usullerinin ıslahı yoluyla yeni şartlara uyum sağlamada başarılı olurken diğer bir kısım için yapısal bir nitelik taşıyan bu değişimi gerçekleştirmek mümkün olamamıştır. Beşinci BYKP dışa açılma ve ihracatı artırma politikasının sürdürülmesini esas almakta ve rekabet edebilir bir sanayi yapısına ulaşmayı öngörmekte olduğundan, bu sanayilerin yeni şartlara uyum süreçlerinin Plan döneminde devam edeceği belirtilmiştir (DPT, 1984, 66).

Beşinci BYKP’de yapılacak ihracatın % 3,1’inin madencilik ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatının % 63,7 ve ihracat bileşimi içindeki payının % 0,3 artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1984, 39). Madencilik ürünleri ihracatının hedeflenen ihracat bileşimi içindeki payının düşük tutulması, Plan’da ham maden yerine işlenmiş cevher ihracına öncelik verilmesi ve bunlarında sanayi ürünleri sınıfına girmesinden dolayıdır.Bununla birlikte geçmiş yıllarda yetersiz pazarlama sonucu ihracatlarında durgunluk görülen bazı madenlerin ihracat potansiyellerinin değerlendirilmesi ve pazarlama sorunlarının çözüme kavuşturulması ile ihracatlarının artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1984, 60- 61).

·              Türk ihraç ürünlerinin coğrafi açıdan uzak pazarlarda tanıtılmasına gayret edilmesi, potansiyel pazarları değerlendirilecek ihracatçılara gerekli desteğin sağlanması, AET ve Ortadoğu ülkelerindeki piyasa etkinliğinin korunması

·              İhracatçıların uluslararası ticarette karşılaştıkları engellere karşı korunması amacıyla yürütülen koruma sisteminin AET ile olan ilişkiler dikkate alınarak rasyonelleştirilmesi

·              Döviz kuru politikalarının dış rekabet gücünü idame ettirecek ve rasyonel bir teşvik sisteminin oluşturulmasına katkıda bulunacak şekilde yürütülmesi ve tedricen serbest döviz kuru sistemine geçiş ortamının hazırlanması

·              İhracata katkısı gözönünde tutularak yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin desteklenmesi

·              Serbest bölgelerin geliştirilerek, bu bölgelerden yapılacak ihracattan sağlanacak döviz gelirlerinin artırılmasına çalışılması

·              Teşvik Mevzuatı’nın özel teşebbüs sanayi yatırımlarını ihracata yönelmesini destekleyecek şekilde tek yasada toplanarak birbirini tamamlayan ve değişen dış piyasa şartlarına uyum sağlayabilecek esneklikte geliştirilmesi

·              İhraç mallarının standartlara uygunluğunu belgelendirilme işlemlerinin uluslararası kuruluşlarca belirlenen usullere uygun olarak yapılmasını sağlamak için gerekli teşkilatlanmaya gidilmesi. Bu kapsamda, belgelendirme ve laboratuar onay sistemi ile metroloji merkezlerinin kurulması

·              İhracata dönük tarımsal ürünlerin desteklenmesinde dış rekabet imkanları gözönünde tutularak kaliteli ve standart üretimi artırmak için etkin bir fiyat farklılaştırma politikası izlenmesi

·              AET’nin Türkiye’nin ihracatına getirdiği kısıtlamaların kaldırılması için gerekli tedbirlerin alınması

Beşinci BYKP ihracat politikalarında devletin alacağı tedbirler olarak belirlenmiştir (DPT, 1984, 30-37,67,192).

Türkiye’de 1983 yılından itibaren serbest piyasa sistemini yapısallaştırmak amacıyla bir dizi ekonomik karar uygulamaya konulmuştur. Bu dönemde ihracat ile ilgili bürokratik engeller büyük ölçüde azaltılmıştır. Nitekim kambiyo rejiminin esasını oluşturan 1567 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Kanunu’nda yapılan değişiklikle her türlü döviz girişi tümüyle serbest bırakılmış ve 6224 sayılı Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu’na işlerlik kazandırmaya yönelik mevzuat düzenlemeleri yapılmıştır. İhracat mal bazında fonlardan sağlanan teşviklerle desteklenmiştir. İhracatçıların rekabet gücünü artırmak ve Türkiye’nin ihracat stratejisini desteklemek amacıyla 1987 yılında Eximbank kurulmuştur. Ayrıca döviz kazanma potansiyelini artıran sektörlerde yatırım artışını sağlamak amacıyla teşvikli projelere yönelik dış kredilerin kullanımında kur riskini azaltan bir uygulama getirilmiştir (DPT, 1989, 335-339; DTM, 2009).

Beşinci BYKP döneminde sanayi üretiminde gerçekleşen katma değer artışlarına en önemli katkıyı ihracata dönük üretim yapan sektörler yapmıştır. Türkiye-AET ilişkileri Plan döneminde giderek hızlanan bir canlanma sürecine girmiştir. AET, Türk tarım ürünlerine uyguladığı gümrük vergilerini 1 Ocak 1987’de tamamen kaldırmıştır (DPT, 1989, 335-339).

Beşinci BYKP döneminde gerçekleşen 48.892 milyon $’lık toplam ihracat % 11,6 oranında Plan hedeflerinin altında gerçekleştirilmiştir. Dönem içinde ihracatın GSMH içindeki payı ortalama % 11,5 oranında gerçekleşmiştir. Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 19,5’i tarımsal ürünlerden oluşturmuştur. Plan döneminde tarımsal ürün ihracatı % 10,9 artmış, ancak ihracat bileşimi içindeki payı % 5,0 azalmıştır. Bununla birlikte tarım ürünleri ihracatı % 14,6 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir.  Plan döneminde gerçekleşen ihracatın 76,9’u sanayi ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde sanayi ürünleri ihracatı  % 53,5 ve ihracat bileşimi içindeki payı % 3,9 artmıştır. Ancak sanayi ürünleri ihracatı % 17,0 oranında Plan hedeflerinin altında gerçekleşmiştir. Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 3,1’i madencilik sektörü ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatı % 69,8 ve ihracat bileşimi içindeki payı % 0,5 artmıştır. Ancak madencilik ürünleri ihracatı % 6,3 oranında Plan hedeflerinin altında gerçekleşmiştir. Beşinci BYKP ihracat hedeflerinde yer almamakla birlikte, dönem içinde gerçekleşen ihracatın % 0,5’ini hizmet sektörü oluşturmuştur (TUİK, 2009, 475-478).    

 

2.6. Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı Dönemi (1990-1994)

 

Altıncı BYKP’de uluslararası rekabete açık bir yapı içerisinde sanayileşmenin hızlandırılması, cari işlemler dengesinde sağlıklı ve sürekli bir fazlaya ulaşılması ve kalkınmada özel kesimin rolünün artırılması temel hedefler olarak belirlenmiştir (DPT, 1989, 5). Altıncı BYKP projeksiyonlarında ihracatın % 85,0 artırılarak toplam 90.455 milyon $’a ulaşılması hedeflenmiştir (DPT, 1989, 13).

Altıncı BYKP’de tarım sektöründe üretim metotlarını modernleştirerek hava şartlarına bağımlılığı azaltmak, artan nüfusun gıda maddeleri ihtiyacını karşılamak ve tarımsal ürünlerin ihracatını artırmak hedeflenmiştir (DPT, 1989, 2,37,347). Plan’da yapılacak toplam ihracatın % 7,9’unun tarımsal ürünlerden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde tarımsal ürün ihracatının % 28,7 artırılması, ancak ihracat bileşimi içindeki payının % 2,9 azaltılası hedeflenmiştir (DPT, 1989, 45).

Altıncı BYKP’de sanayi sektöründe döviz kazandırıcı ve rekabetçi bir yapı esas alınarak dünyada ve özellikle AET’deki gelişmelere uyum sağlanmasına önem verileceği belirtilmiştir. Plan’da yapılacak ihracatın % 89,4’ünün sanayi ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde sanayi ürünleri ihracatının % 68,6 ve ihracat bileşimi içindeki payının % 2,3 artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1989, 45). Bu kapsamda ihracat potansiyelini en iyi şekilde değerlendiren, ihracatın sürekliliğini ve çeşitliliğini sağlayan bir yapının oluşturulması; optimum kapasitelerdeki yeni yatırımların yapılması, mevcut tesislerde gerekli yapısal dönüşümün gerçekleştirilmesi ve verimlilik esaslarına göre çalışılması amaçlanmıştır (DPT, 1989, 2,38,350).

Altıncı BYKP’de madencilik sektöründe doğal kaynakların etkin biçimde ekonomiye kazandırılması, sanayi hammadde talebinin ucuz ve güvenli bir şekilde temini ve işlenmiş maden ihracatının artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1989, 2,38). Plan’da yapılacak toplam ihracatın % 2,7’sinin madencilik ürünlerinden oluşması öngörülmüştür. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatının % 42,0 artırılması, ancak ihracat bileşimi içindeki payının % 0,4 azaltılası hedeflenmiştir (DPT, 1989, 45).

·              İhracatçıların uluslararası piyasalarda rekabet etmelerine imkan verecek şartların sağlanmasına ve dış ticaret rejiminin serbestleştirilmesine devam edilmesi

·              İhracat ürünlerinin çeşitlendirilmesinin ve katma değeri yüksek nihai ürünlerin satışının özendirilmesi

·              Yeni pazarlara girişin özendirilmesi ve bu pazarlardaki imkanlar konusunda ihracatçılara gerekli bilgi akışını sağlayacak düzenlemelerin yapılması

·              İhracata dönük sanayilerin üretim girdilerini uluslararası serbest piyasalarda belirlenen fiyatlardan temin edilebilmeleri yönünde gerekli düzenlemelerin yapılması

·              İhracat teşvik sisteminin Türkiye’nin uluslararası ticaretteki payını artıracak ve ürün çeşitlenmesini sağlayacak yönde belirlenmesi. Bu kapsamda, doğrudan teşvikler yerine dolaylı teşviklere ağırlık verilmesi. İhracat kredisi, ihracat sigortası ve ihracat kredi sigortası sistemlerinin geliştirilmesi

·              İhracatçıların her türlü teknik yardımdan yararlanmalarının sağlanması

·              İhracatçıların uluslararası pazarlarda karşılaştıkları rekabeti engelleyici uygulamaları aşmalarında desteklenmeleri

·              Döviz kuru politikasının dış rekabet gücünü idame ettirecek biçimde yürütülmesi

·              İhraç ürünlerinin standardizasyonu, ambalajı ve kalitesinin iyileştirilmesine önem verilmesi

·              Komşu ülkelerdeki yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin ihracata katkısı gözönünde tutularak geliştirilmesi

·              Yunanistan, İspanya ve Portekiz’in AET’ye tam üyeliği sonucunda bazı Türk tarım ürünleri ihracatında meydana gelen olumsuz etkilerin giderilmesine yönelik tedbirlerin alınması

·              Merkez Bankası kredilerinde özel sektör ihracat kredileri payının yükseltilmesi

·              İhracat kredilerinin finansman ihtiyacını karşılamak amacıyla Eximbank kaynaklarının artırılması ve çeşitlendirilmesi

Altıncı BYKP ihracat politikalarında devletin alacağı tedbirler olarak belirlenmiştir (DPT, 1989, 27-32,347).

Beşinci BYKP döneminde başlayan ve Altıncı BYKP döneminde sürekli olarak artan kamu açıkları, ekonominin dışa açılması ve serbestleştirilmesi yönünde sağlanan olumlu gelişmelerden elde edilecek faydaları önemli ölçüde sınırlandırmıştır. Özellikle maliye politikalarının hedeflenenin tersine genişlemeci bir eğilim içine girmesi iç talebe dayalı istikrarsız bir büyüme yapısının oluşmasına ve yüksek fiyat artışlarının kronik hale gelmesine yol açmıştır. Yükselen kamu açıklarına bağlı olarak artan iç faiz oranları sıcak para girişini hızlandırmış ve TL’nin reel olarak aşırı değer kazanmasına neden olmuştur. Bu gelişmeler işgücü maliyetindeki reel artışlar, ihracat teşviklerindeki azalmalar ile birleşerek Türk ekonomisinin rekabet gücünü kaybetmesine yol açmıştır. Sonuçta, yüksek kamu açıklarından kaynaklanan ekonomik iç dengesizlikler dış ticarette hızlı bir bozulmaya neden olmuştur. İthalat hızla artmış, ihracat yavaşlamış ve dış ticaret açıkları önemli boyutlara ulaşmıştır. Hızla bozulan iç ve dış dengeler 1994 yılı başında para, sermaye ve döviz piyasalarında ciddi bir krize yol açmıştır. Ayrıca Körfez krizi ve OECD ülkelerindeki durgunluğa bağlı olarak ihracat pazarlarının daralması 1990-1993 döneminde Türkiye’nin ihracat artışını önemli ölçüde sınırlamıştır (DPT, 1995, 5; DTM, 2009).

Türkiye ekonomisini hızla istikrara kavuşturmak, kamu açıklarını daraltmak, dış talebe dayalı bir büyüme yapısı oluşturmak ve ekonomik istikrarı sürekli kılacak yapısal reformları başlatmak amacıyla 5 Nisan 1994’de “Ekonomik Önlemler Uygulama Planı” yürürlüğe konulmuştur. 5 Nisan Kararları’nı takiben dış dengenin yeniden kurulması yönünde önemli gelişmeler sağlanmıştır. TL’nin reel olarak değer kaybetmesinin yanısıra ihracatın kısa vadeli finansman ihtiyacının karşılanmasına yönelik uygulamalar ve dünya ekonomisindeki canlanmanın etkisiyle ihracatta hızlı bir artış dönemine girilmiştir (DPT, 1995, 8).

Altıncı BYKP döneminde gerçekleşen 74.721 milyon $’lık toplam ihracat 17,4 oranında Plan hedeflerinin altında gerçekleştirilmiştir. Dönem içinde ihracatın GSMH içindeki payı ortalama % 9,9 oranında gerçekleşmiştir. Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 14,1’i tarımsal ürünlerden oluşturmuştur. Plan döneminde tarımsal ürün ihracatı % 0,4 artmış, ancak ihracat bileşimi içindeki payı % 4,4 azalmıştır. Bununla birlikte tarım ürünleri ihracatı % 47,4 oranında Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmiştir. Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 83,3’ü sanayi ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde sanayi ürünleri ihracatı  % 6,8 ve ihracat bileşimi içindeki payı % 0,5 artmıştır. Ancak sanayi ürünleri ihracatı % 23,0 oranında Plan hedeflerinin altında gerçekleşmiştir. Plan döneminde gerçekleşen ihracatın % 1,9’u madencilik ürünlerinden oluşturmuştur. Plan döneminde madencilik ürünleri ihracatı % 19,3 ve ihracat bileşimi içindeki payı % 1,0 azalmıştır. Ayrıca madencilik ürünleri ihracatı % 43,1 oranında Plan hedeflerinin altında gerçekleşmiştir. Altıncı BYKP ihracat hedeflerinde yer almamakla birlikte, dönem içinde gerçekleşen ihracatın 0,7’sini hizmet sektörü oluşturmuştur (TUİK, 2009, 475-478).    

 

2.7. Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Dönemi (1996-2000)

 

Yedinci BYKP’de üretimi, verimliliği, ekonominin rekabet gücünü ve ihracatı artırıcı; kamu açıklarını ve enflasyon hızını azaltarak sürdürülebilir kalkınmayı sağlayıcı yatırım politikalarının uygulanması strateji olarak benimsenmiştir. Ayrıca ödemeler dengesinin sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması temel yaklaşım olarak belirlenmiştir (DPT, 1995, 197-198). Yedinci BYKP ihracat projeksiyonlarında sektörel bir ayırıma gidilmemiş, dönem içinde yılda ortalama % 15,9-17,5’lik artışlarla toplam 161.649-164.029 milyon $ arasında ihracat yapılması öngörülmüştür. Ayrıca ihracatın GSMH içindeki payının yılda ortalama % 8,9 artarak dönem sonunda % 31,5 ulaşması hedeflenmiştir (DPT, 1995, 205-206).

Yedinci BYKP’de artan nüfusun dengeli ve yeterli beslenmesini sağlama kaygısıyla tarım sektöründeki büyümenin daha çok iç talep genişlemesine bağlı kalacağı belirtilmiştir (DPT, 1995, 203). Bununla birlikte, Türkiye’nin mukayeseli üstünlüğe sahip olduğu ürünlere ağırlık vererek ihracatın artırılması hedeflenmiştir (DPT, 1995, 60).

Yedinci BYKP’de Türkiye’nin Dünya piyasalarına entegrasyonu ve AB’ye uyumu çerçevesinde dışa açık, rekabet gücü yüksek, ihracata dönük hammadde ve insan kaynakları gibi avantajlarının değerlendirildiği sanayi yapısının özel kesim ağırlıklı olarak oluşturulması hedeflenmiştir (DPT, 1995, 67). Plan’da uluslararası pazarlarda rekabet gücünün fiyat dışındaki unsurların dikkate alınarak artırılmasının sürdürülebilir bir ihracat performansı sağlama açısından önemli olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla, gelişmiş ülkelerle teknoloji açığının kapatılarak ürün kalitesinin yükseltilmesinin, uluslararası pazarlarda kabul gören markaların geliştirilmesinin, çevre dostu ürün ve pazar çeşitlenmesine gidilmesinin önemi vurgulanmıştır (DPT, 1995, 66). Bu kapsamda, ihracata dönük kaliteli ve çevreye duyarlı mal üretebilecek kapasitenin oluşturulması, sanayinin rekabet gücünün verimlilik ve yüksek teknoloji kullanımı yoluyla artırılması, ihracatta dış talep yapısına uygun ürün geliştirilmesi ve çeşitliliğin artırılması, yeni pazarlarda etkinliğin sağlanması hedeflenmiştir (DPT, 1995, 198-203).

Yedinci BYKP’de yeraltı zenginliklerinin yüksek katma değer sağlayacak şekilde ekonomiye kazandırılması, sanayinin hammadde ihtiyacının güvenli ve ekonomik olarak karşılanması madencilik sektörünün temel amacı olarak belirlenmiştir (DPT, 1995, 67).

·              İhracatta rekabet gücünü destekleyici, gerçekçi döviz kuru politikaları uygulanması ve her alanda dünya fiyatlarıyla bütünleşmenin sağlanması

·              Eximbank kredi ve garanti mekanizmalarına yeterli kaynak sağlanarak ihracatın finansmanına katkıda bulunulması

·              Mevcut serbest bölgelerin altyapılarının geliştirilerek ve sektörel ihtisaslaşmaya ağırlık verilmesi

·              İhracata yönelik desteklerin belirlenmesinde GATT ve AET ilke ve kurallarına uygun uluslararası yükümlülükler dikkate alınarak gerekli düzenlemelerin yapılması

·              Ekonomik entegrasyonda, dış pazar payının artırılmasında ve teknoloji temininde önemli bir işlevi olan yabancı sermaye girişini hızlandırıcı bir ortamın yaratılması

Yedinci BYKP ihracat politikalarında devletin alacağı tedbirler olarak belirlenmiştir (DPT, 1995, 198-199).

5 Nisan Karaları kapsamında yapılan yüksek oranlı devalüasyon, uygulanan ekonomi politikaları ve dünya ticaretindeki canlılık 1994 yılında Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki rekabet gücünü olumlu yönde etkilemiş olup, 1995 yılında ihracat % 19,5 oranında artmıştır (TUİK, 2009, 475-478).

1995 yılında uluslararası ticarette serbestleşmesinin sağlanması amacıyla Dünya Ticaret Örgütü (WTO)’ne üye olunmuş, 1996 yılında AB ile gümrük birliğine gidilmesi karara bağlanmıştır. Küresel ve bölgesel boyutta yaşanan gelişmeler neticesinde 1980 sonrasında yoğun olarak uygulanan ihracat performansına dayalı teşvikler kaldırılarak yerine uluslararası yükümlülüklere uygun olarak hazırlanan İhracata Yönelik Devlet Yardımları programı uygulamaya konulmuştur. Ayrıca AET Mevzuatı’na uyum çalışmaları çerçevesinde, 1996 yılında İhracatı Teşvik Mevzuatı kaldırılarak yerine Dahilde İşleme Rejimi yürürlüğe konmuştur (DTM, 2009).

İhracat artış hızının 1996 yılında % 7,3 oranında gerçekleşmesinin en önemli nedeni, dünya ticaretinin büyüme hızındaki yavaşlamadır. 1997 yılında % 13,1 seviyesine yükselmesinin nedeni ise yılın ikinci yarısında Asya’da ortaya çıkan mali krizin etkilerine rağmen, dünya hasılasında kaydedilen büyüme sonucunda artan dış talep olmuştur. 1998-1999 döneminde Asya ve Rusya krizlerinin yarattığı olumsuzluklar ihracattaki gelişmeleri önemli ölçüde etkilemiştir. Nitekim 1998 yılında % 2,7 olan ihracat artış hızı 1999 yılında % -1,4’e gerilemiştir. Ayrıca Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünde 1997 yılından sonra nispi bir bozulma olmuştur. Bu dönemde TL’nin değer kaybı enflasyonla paralel bir biçimde gelişmekle beraber, Uzakdoğu ülkelerinin paralarının önemli ölçüde değer yitirmesi, uluslararası pazarlarda bu ülkelerin Türkiye’ye karşı rekabet güçlerini artırmıştır. Ayrıca üretimin yavaşladığı bir dönemde USD cinsinden ücret artışlarının 1998 ve 1999 yıllarında sürmesi, Türkiye’nin rekabet gücünü azaltmıştır (DPT, 2000, 6). 1999 yılında küresel krizin etkilerinin ve finansman sorunlarının devam etmesinin yanısıra sanayi kuruluşlarının büyük bölümünün bulunduğu Marmara Bölgesi depreminin neden olduğu hasar sanayi üretiminin dolayısıyla ihracatın azalmasına yol açmıştır. 1989 yılından itibaren sürekli artış gösteren ihracat 1999 yılında gerilemiştir (DPT, 2000, 144).

2000 yılında Marmara depreminin ekonomik etkilerinin giderilmeye başlanmasına rağmen, gerek uluslararası piyasalarda Euro/USD paritesinde Euro aleyhine yaşanan gelişmeler gerekse ham petrol fiyatlarında gerçekleşen yüksek oranlı artışların maliyetleri artırıcı etkisi gibi dışsal faktörlerden kaynaklanan olumsuzluklar ihracat artışını sınırlamıştır.  Ayrıca Ekonomik Program’ın ilk yılı olması sebebiyle enflasyon hedefine paralel olarak yürütülmekte olan kur politikası ihracatı olumsuz yönde etkilemiştir (DPT, 2000, 144; DTM, 2009). Dışsal ve içsel faktörlerden kaynaklanan tüm bu olumsuzluklara rağmen ihracat 2000 yılında % 4,5 oranında artmıştır (TUİK, 2009, 475-478).

Yedinci BYKP döneminde gerçekleşen 130.821 milyon $’lık toplam ihracatın % 8,1’ini tarım ürünleri, % 89,7’sini sanayi ürünleri, % 1,5’ini madencilik ürünleri ve % 0,7’sini hizmet sektörü oluşturmuştur. Plan döneminde ihracat projeksiyonların % 19,1-20,2 altında gerçekleşmiştir. Plan dönemi sonunda ihracatın sektörel bileşiminde sanayi ürünleri lehine gerçekleşen % 3,6’lık artış, ihracatta sanayi ağırlıklı yapısal değişimin sürekliliğini göstermektedir. Dönem içinde ihracatın GSMH içindeki payı % 13,5 oranında gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478).  

 

2.8. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Dönemi (2001-2005)

 

Sekizinci BYKP’de ihracata dönük, teknoloji yoğun, katma değeri yüksek, uluslararası standartlara uygun ve yerel kaynakları harekete geçiren bir üretim yapısı hedeflenmiştir. Bu kapsamda ekonominin rekabet gücünün geliştirilmesine, istihdamın, verimliliğin ve ihracatın artırılmasına, uygun teknolojilerin üretimi veya transferine yönelik yatırımlara ağırlık verilmesinin önemi vurgulanmıştır (DPT, 2000, 33). Sekizinci BYKP ihracat projeksiyonlarında sektörel bir ayırıma gidilmemiş, ihracatın  % 68,6 oranında artırılarak toplam 182.239 milyon $’a ulaşılması öngörülmüştür. Ayrıca ihracatın GSMH içindeki payının yılda ortalama % 2 artırılarak % 23,0’ten % 24,8’e yükseltilmesi hedeflenmiştir (DPT, 2000, 42).

Sekizinci BYKP’de ekonomik, sosyal, çevresel ve uluslararası gelişmeler boyutunu bütün olarak ele alan örgütlü, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir bir tarım sektörünün oluşturulması hedeflenmiştir. Tarım politikaları esaslarının WTO Tarım Anlaşması’nın öngördüğü yükümlülükler, AET Ortak Tarım Politikası ve uluslararası ticaretteki gelişmeler çerçevesinde belirleneceği belirtilmiştir (DPT, 2000, 161).

Sanayi sektöründe istihdamı artırıcı, katma değeri yüksek, ileri ve uygun teknolojileri kullanan, döviz kazandırıcı ve uluslararası rekabet gücü sağlayan yatırımların desteklenmesi hedeflenmiştir (DPT, 2000, 146).

Madencilik sektöründe sanayinin ihtiyacı olan hammaddelerin ekonomik ve güvenli biçimde temin edilmesi, madencilik ürünlerinin yurt içinde işlenmesiyle ülke ekonomisine sağlanan katkının artırılması hedeflenmiştir (DPT, 2000, 141-142).

·              İhracatta rekabet gücünün artırılmasına ve ihracatın yapısında dünya ticaretindeki eğilimlere paralel yapısal bir dönüşümün gerçekleştirilmesine önem verilmesi

·              Teknoloji-yoğun sanayi yapısına geçişi sağlayarak ihracatta pazar payını artıracak politikalara önem verilmesi

·              Ar-Ge ve bölgesel kalkınma amaçlı sübvansiyonların etkin bir şekilde kullanımının sağlanması ve Türk markası kullanımının teşvik edilmesi

·              Eximbank kredi, garanti ve sigorta mekanizmalarına yeterli kaynak sağlanarak ihracatın finansmanına katkıda bulunulması

·              İhracatta politik ve ekonomik risklerin garanti ve sigorta programları kapsamında üstlenilmesini ve yurtdışı yatırımlarının istikraz garantileri yoluyla desteklenmesini sağlayacak bir sistem oluşturulması

·              KOBİ’lerin uluslararası piyasalardaki rekabet koşullarına uyum sağlamaları; pazarlama, tanıtım ve ticari bilgilere ilişkin eksikliklerini gidermeleri açısından Sektörel Dış Ticaret Şirketleri modelinin teşvikinin sürdürülmesi

·              Kafkasya, Orta Asya ve Ortadoğu ülkeleri ile bölgesel bütünleşmelerden beklenen faydaların sağlanabilmesi için tercihli tarife rejimi oluşturulması

·              Serbest bölgelerin altyapı ve üstyapı imkanlarının iyileştirilmesi

·              Ülke, sektör ve ürün bazında güncel verilerin oluşturulması, pazar araştırması faaliyetlerinin düzenlenmesi ve uluslararası ticaret ve rekabet kuralları ile ilgili kuruluşlar bünyesinde veritabanları oluşturulması

·              İhracata yönelik destek ve yardımların kapsamı ve uygulama yöntemlerinde sıklıkla yapılan değişikliklerin asgariye indirilmesi ve ihracatçıların planlama ve ödemeler konusunda karşılaştıkları sorunların giderilmesi

·              Gümrüklerin modernizasyonunun yapılması

 

Sekizinci BYKP ihracat politikalarında devletin alacağı tedbirler olarak belirlenmiştir (DPT, 2000, 35-37).

Türkiye’de Şubat 2001’de yaşanan ekonomik krizin ardından başlayan iyileşme ile birlikte ihracatta önemli artışlar gerçekleştirilmiştir (DPT, 2000, 41). Kriz sonrasında serbest dalgalanmaya bırakılan TL’nin devalüe edilmesi ve iç talebin krizin etkisiyle daralmasından dolayı firmaların dış pazarlara yönelmeleri neticesinde ihracat 2001 yılında % 12,8 ve 2002 yılında % 15,1 oranında artmıştır. Sağlanan yüksek oranlı artışlarda sanayi üretimindeki artış, işgücü verimliliğindeki yükseliş, reel işgücü maliyetlerindeki düşüş ve 2001 yılında gerçekleştirilen ihracat bağlantıları etkili olmuştur (DTM, 2009).

2003 yılında sürdürülebilir ihracat artışını sağlayacak bir yapı oluşturmak ve ihracatın önüne vizyon oluşturacak bir yol haritası çizmek amacıyla “2004-2006 İhracat Stratejik Planı” hazırlanmıştır. Plan’da 2006 yılı için hedef olarak benimsenen 75.000 milyon $, kamu kurumları ile özel sektörün aralarında oluşturduğu etkin koordinasyon ve ihracatçıların yüksek performansı sayesinde aşılarak 85.535 milyon $ olarak gerçekleştirilmiştir. Plan kapsamında kamuda ilk e-imza uygulaması olan “Dahilde İşleme Rejimi Otomasyon Projesi” tamamlanarak 2005 yılında yürürlüğe konulmuştur. İhracatın önündeki bürokratik sorunlar envanteri hazırlanarak, ilgili kurumlarla birlikte çözümler üzerinde çalışılmıştır. Ayrıca dünyanın ilk devlet destekli marka destek programı niteliğini taşıyan TURQUALITY® Projesi oluşturulmuştur. 2002 yılında dünya genelinde ihracat sıralamasında 25. olan Türkiye, 2004-2006 İhracat Stratejik Planı döneminde 22. sıraya yükselmiştir (DTM, 2009).

Sekizinci BYKP döneminde Türkiye ekonomisi dünya ekonomisiyle daha fazla entegre olmuş ve dış ticaret hacmi önemli ölçüde artmıştır. Plan döneminde gerçekleşen 251.289 milyon $’lık toplam ihracatın % 4,9’unu tarım ürünleri, % 93,5’ini sanayi ürünleri, % 1,1’ini madencilik ürünleri ve % 0,5’ini hizmet sektörü oluşturmuştur. Plan döneminde ihracat gerçekleşmeleri Plan hedeflerinin % 37,9 oranında üzerinde gerçekleşmiştir. Plan döneminde ihracatın sektörel bileşiminde sanayi sektörü lehine gerçekleşen % 1,7’lik artış, ihracatta sanayi ağırlıklı yapısal değişimin sürekliliğini göstermektedir. Dönem içinde ihracatın GSMH içindeki payı ortalama % 20,5 oranında gerçekleşmiştir (TUİK, 2009, 475-478).  

 

2.9. Dokuzuncu Kalkınma Planı Dönemi (2006-2013)

 

Dokuzuncu Kalkınma Planı (KP)’nda ekonominin rekabet gücünü artırarak ve katma değeri yüksek üretim yapısına geçerek sürdürülebilir ihracat artışı sağlanması amaçlanmıştır (DPT, 2006, 64,72,112). Dokuzuncu KP ihracat projeksiyonlarında sektörel bir ayırıma gidilmemiş, 2007-2009 döneminde toplam 324.802 milyon $’lık ihracat yapılması öngörülmüştür. Ayrıca ihracatın GSYH içindeki payının dönem içinde yılda ortalama % 1,5 artarak % 29,3’ten % 32,4’e yükseltilmesi hedeflenmiştir (DPT, 2006, 115).

Dokuzuncu KP’de tarımsal ürünlerin ihracatında rekabet gücünün artırılması amacıyla ihracat desteklerinin ve markalı ürünlere yönlendirmenin artırılacağı belirtilmiştir (DPT, 2006, 85). Uluslararası ticaretin giderek serbestleşmesi, bilgi ve teknoloji yoğun ürünlerde dünya ticaretinin hızla artması, emek-yoğun ürünlerde rekabet üstünlüğünün belirli ülkelere geçmesi Türkiye’nin dünya sanayi ürünleri üretimi değer zincirinde daha üst ve katma değeri yüksek alanlarda konumlanmasını zorunlu kılmıştır. Bu çerçevede, sanayi sektörünün yapısında ihracatı, rekabet gücünü ve yüksek katma değerli mal üretimini artıracak köklü bir dönüşümün gerçekleştirilmesi hedeflenmiştir (DPT, 2006, 87,115). Plan’damadencilik ürünlerinin yurt içinde işlenip katma değerleri artırılarak, ihraç edilmesi hedeflenmiştir (DPT, 2006, 115).

·              Özgün tasarım faaliyetlerinin özendirilmesi, uluslararası marka oluşturulmasının desteklenmesi. Tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin ihracatçıların ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilmesi

·              Sanayi sektöründe yüksek katma değer yaratan, sürdürülebilir rekabet gücü bulunan ve gelişmiş Ar-Ge yeteneğine sahip bir yapının oluşturulmasının teşvik edilmesi

·              Eximbank kaynakları artırılarak, özellikle yatırım malları üreten sektörlerin ihracat proje kredilerinin desteklenmesi

·              AB dışındaki Avrupa ülkeleri, Ortadoğu ve Afrika ülkeleri ile Türk Cumhuriyetlerine hedef pazarlar olarak öncelik verilmesi. Bu ülkelere verilecek kredilerde sanayi ürünleri talebinin Türkiye’den temin şartına bağlanması

·              İhracat Stratejik Planı’nın yenilenerek orta ve yüksek teknoloji ürünlerinin ihracatının artırılmasına yönelik tedbirlerin geliştirilmesi

·              Ekonomide ağırlığı giderek artan ve ekonominin itici gücü olan hizmetler sektöründe ihracatın teşvik edilmesi. Hizmet ihracının yatırımların karşılıklı korunmasına ilişkin anlaşmalar ve kredi garanti mekanizmaları yoluyla desteklenmesi

·              Katma değeri yüksek telekomünikasyon, eğitim, sağlık, savunma sanayi, özel yazılım gibi sektörlerin ihracata yönlendirilmesi

·              Sinema ve belgesel film gibi kültürel ürünlerin ihracının teşvik edilmesi

Dokuzuncu KP ihracat politikalarında devletin alacağı tedbirler olarak belirlenmiştir (DPT, 2006, 88-98).

2008 yılının başından itibaren dünya ekonomisini etkisi altına alan küresel kriz öncelikle finansal piyasaları etkilemiş ve finansal fon akımlarında yıkıcı bir daralmaya neden olmuştur (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı [TEPAV], 2009). Talepteki düşüş beklentisiyle şirketlerin stoklarını hızla azaltmaları, GSYH içinde ağırlığı yüksek olan hizmetler sektörünün mal piyasalarına göre daha az daralması, üretimin bir tedarik zinciri boyunca farklı ülkelerde gerçekleştirilmesi ve bu nedenle nihai tüketimdeki daralmanın ticarete katlanarak yansıması krizin muhtemel sebepleri arasında sıralanmaktadır. Krizin etkilerinin tüm gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere yayılmasıyla yıllık dünya ticareti 2008 yılının dördüncü çeyreğinde % 9,8, 2009 yılının ilk çeyreğinde % 30,7 daralmıştır (Kalkan ve Başdaş, 2009).

Küresel ekonomik kriz genelde Türkiye’nin ekonomisini özelde ise ihracatını olumsuz yönde etkilemiştir. Kriz döneminde Türkiye’nin ihracatında küresel ticaretteki daralmaya paralel bir küçülme gerçekleşmiştir. 2008 yılının son çeyreğinde % 13,2 azalan ihracat, 2009 yılının ilk iki çeyreğinde sırasıyla % 26,1 ve % 34,7 daralmıştır (Kalkan ve Başdaş, 2009). Kriz döneminde Türkiye’nin ihracat performansındaki bozulmanın başta gelen nedeni dış talepteki daralmadan kaynaklanmıştır (Acar, 2009, 2). Mevcut veriler, Türkiye’nin AB, Yakın ve Orta Doğu ülkelerine ve diğer Avrupa ülkelerine yaptığı ihracatta önemli düşüşler yaşandığını göstermektedir (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu [TİSK], 2009, 6).

Dokuzuncu KP 2007-2009 döneminde gerçekleşen 341.411 milyon $’lık toplam ihracatın % 3,7’sini tarım sektörü, % 94,2’sini sanayi sektörü, % 1,6’sını madencilik sektörü ürünleri ve % 0,5’ini hizmet sektörü oluşturmuştur. Plan döneminde toplam ihracat gerçekleşmeleri Plan hedeflerinin % 4,5 oranında üzerinde gerçekleşmiştir. Dönem içinde ihracatın GSYH içindeki payı ortalama % 15,5 oranında gerçekleşmiştir (TUİK, 2010).

 

SONUÇ VE GENEL DEĞERLENDİRMELER

 

1963-1977 dönemini kapsayan Birinci, İkinci ve Üçüncü BYKP dönemi ihracat politikalarında kronik hale gelen dış ticaret açıklarını kapatmak için, ithal ikameci  ve ihracata yönelik sanayi politikaları birlikte uygulamaya konulmuştur. Bu dönemde Türkiye’nin ihracatını güçleştirecek çeşitli iç ve dış etkenlerin birleşmesi, ihracat artışını olumsuz yönde etkilemiştir. Türkiye’de hızlı nüfus artışına paralel olarak artan iç talep ve özellikle besin maddeleri üretim artışının iç ve dış talepteki artışa paralel olarak gelişmemesi ihracat artışını sınırlamıştır. Yerli sanayinin gelişmeye başlaması ihraç maddelerine olan iç talebi arttırmış, hammadde ihracatının azalmasına yol açmıştır. Artan iç talep sebebiyle birçok maddenin ihracatı üretime nispeten gerilemiştir. Ayrıca ihraç mallarının talep esnekliğinin düşük olması ihracatı azaltmıştır. Dönem içinde dünya hammadde fiyatlarında meydana gelen düşüşlere karşılık, hammadde ihracatçısı olan Türkiye’de iç fiyatların yükselmesi ihracattaki rekabet gücünü azalmıştır. Belirtilen bu olumsuzluklara rağmen 1963-1977 döneminde BYKP ihracat hedefleri önemli oranlarda aşılmış ve ihracat bileşiminde sanayi ürünleri payı önemli oranlarda artmıştır. Ancak dönem içinde Türkiye’nin bir tarım ülkesi olması nedeniyle, tarımsal ürünler ihracattaki yerini ve önemini korumuştur.

Türkiye’de 1980 yılında yürürlüğe giren 24 Ocak Karaları ile dışa açık, dünya ekonomisiyle bütünleşmeyi hedefleyen, piyasa ekonomisi enstrümanlarının hakimiyetini hedef alan, uluslararası rekabeti ön plana çıkaran, dış ticaret ve sanayileşme stratejisinde ihracata yönelik büyümeyi baz alan radikal bir model değişikliğine gidilmiştir (Doğanlar, vd., 2009). Bu değişiklikler neticesinde mevcut üretim potansiyeli dış pazarlara kanalize edilmiş ve Dördüncü BYKP ihracat hedefleri önemli oranlarda aşılmıştır. Ayrıca Dördüncü BYKP döneminde ihracat bileşiminin sanayi ürünleri ağırlıklı bir yapıya kavuşması bir dönüm noktası olmuştur.

Beşinci ve Altıncı BYKP dönemlerinde sürekli olarak artan kamu açıkları, kronik yüksek fiyat artışları, iç faiz oranlarının yüksekliği, TL’nin reel olarak aşırı değer kazanması, işgücü maliyetindeki reel artışlar, ihracat teşviklerindeki azalmalar, Körfez krizi ve OECD ülkelerindeki durgunluğa bağlı olarak ihracat pazarlarının daralması Türkiye’nin ihracatını önemli ölçüde sınırlamıştır. Ekonomiyi istikrara kavuşturmak amacıyla 5 Nisan 1994’de Ekonomik Önlemler Uygulama Planı’nın yürürlüğe konulmasını takiben ihracatta önemli gelişmeler sağlanmıştır. Ancak Yedinci BYKP döneminde meydana gelen Marmara depremi, uluslararası piyasalarda Euro/USD paritesinde Euro aleyhine yaşanan gelişmeler ve ham petrol fiyatlarındaki yüksek artışların maliyetleri yükseltmesi gibi dışsal faktörlerden kaynaklanan olumsuzluklar ihracatın plan hedeflerinin altında gerçekleşmesine yol açmıştır.

Dünya hasılasında başlayan yavaşlama süreci, 11 Eylül saldırıları ve Türkiye’de yaşanan ekonomik krizin etkisiyle 2001 yılında yavaşlama sürecine giren ihracat TL’nin devalüe edilmesi, dış talebin ABD, Asya ve Çin ekonomilerinde yaşanan canlanmanın etkisiyle artması sonucu Sekizinci BYKP döneminde önemli oranlarda artmıştır. Bu dönemde Türkiye dünya geneli ihracat sıralamasında 22. ve ihracat artış hızında 5. sıraya yükselmiştir. Ayrıcadünya ticaretinden aldığı pay ilk kez  % 1’in üzerine çıkmıştır.

Dokuzuncu KP döneminde Türkiye’nin ihracatını küresel ekonomik krizin olumsuz yansımaları etkilemiştir. Ancak ekonomik krize rağmen ihracatın Plan hedeflerinin üzerinde gerçekleşmesi ve beklentilerin olumlu olması önemli faktörlerdir.

Planlı kalkınma döneminde ihracat hacmi nominal olarak ve toplam hasıla içindeki payı itibariyle önemli gelişmeler göstermesine rağmen, Türkiye’nin dünya ticareti içinde hak ettiği yeri almasını geciktirdiği ve sürdürülebilir ihracat artışı sağlanmasını engelleyici bazı yapısal sorunlar devam etmektedir. Bu çerçevede, TL’nin aşırı değerlenmesi ve petrol fiyatlarında yaşanan artışlar, ihracatın desteklenmesi için uygulanan teşviklere ayrılan kaynakların yetersizliği, mevzuatın sıklıkla değiştirilmesi, bürokratik işlemlerin fazlalığı ve koordinasyon eksikliği sorunları önemini korumaktadır.

·              İhraç ürünlerinin çeşitlendirilmesiyle birlikte, marka oluşturma ve tanıtım faaliyetleri ile yurtdışında Türk malı imajının oluşturulması

·              İhraç ürünleri maliyetlerinin yükselmesini önleyecek temel girdi ve enerji fiyatlarının kontrol altında tutulması ve kalifiye işgücü sorununun çözülmesi

·              Türk Lirası’nın aşırı değerlenmesini önleyici politikaların izlenmesi

·              Mevcut teknolojik yapının değiştirilmesi ve geliştirilmesi

·              Vergi teşvik tedbirlerinin düzenlenmesi

·              Bürokratik engellerin azaltılması

·              KOBİ’lerin ihracatçı olmaya özendirilmesi

·              İhracatçıların finansman sorunlarının çözülmesi

·              Yerli üretime dayalı katma değeri yüksek ihracatın teşvik edilmesi

·              Gümrük Birliği’nin Türk dış ticaretine ve serbest ticaret anlaşmalarına getirdiği sorunların AB nezdinde çözüme kavuşturulması

Türkiye’nin uluslararası piyasada ihracat hacminin artırılması için ihracat politikaları kapsamında alınması gereken tedbirlerdir. 

 


Kaynakça:
Acar, O., (2009), Türkiye’de Dış Ticaret ve Dış Ticaretin Finansmanı Durum Değerlendirmesi, Ankara, TEPAV Yayınları.

Akta, C. ve Yılmaz, V., (2008), Gümrük Birliği Sonrası Türkiye’nin İhracat Fonksiyonunun Tahmini, İTİÜ Sosyal Bilimler Dergisi, 13, 89-104.

Boratav, K., (2008), Türkiye İktisat Tarihi 1908-2007, 13. Baskı, Ankara, İmge Kitapevi.

Doğanlar, M., Bal, H. ve Özmen, M., Uluslararası Ticaret ve Türkiye'nin İhracat Fonksiyonu, Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, yordam.manas.kg/ekitap/pdf/Manasdergi/sbd/sbd7/sbd-7-09.pdf Erişim Tarihi: 29.10.2009.

DPT, (1963), Kalkınma Planı (Birinci Beş Yıl) 1963-1967, Ankara, DPT Yayınları.

DPT, (1968),  İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 1968 -1972, Ankara, DPT Yayınları.

DPT, (1973),  Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı 1973-1977, Ankara, DPT Yayınları.

DPT, (1979),  Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı 1979-1983, Ankara, DPT Yayınları.

DPT, (1984),  Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 1985-1989, Ankara, DPT Yayınları.

DPT, (1989),  Altıncı Beş Yıllık Kalkınma Planı 1990-1994, Ankara, DPT Yayınları.

DPT, (1995),  Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 1996-2000, Ankara, DPT Yayınları.

DPT, (2000), Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı 2001-2005, Ankara, DPT Yayınları.

DPT, (2006), Dokuzuncu Kalkınma Planı (2007-2013), Ankara, DPT Yayınları.

DTM, Türkiye İhracatının Gelişimi, www.dtm.gov.tr/dtmadmin/upload/IHR/Turkiye_ihr_gelisimi.doc, Erişim Tarihi: 25.10.2009.

Gönel, F. D., (1997), Sanayileşmede Planlamanın Rolü: Güney Kore-Türkiye Deneyimine Genel Bakış, İktisat, İşletme ve Finans Dergisi, 135, 5-18.

Hesapçıoğlu, M., (1984), Türkiye’de İnsangücü ve Eğitim Politikası, Ankara, A.Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi Yayını.

Kalkan S. ve Başdaş, Ü., (2009), Türkiye’nin İhracat Performansı Üzerine Bir Değerlendirme, Ankara, TEPAV Yayınları.

TEPAV, (2009), Özel Sermaye Akımlarında 1980’lere Dönüş, Ankara, TEPAV Yayınları.

Tesbi, M. A., (2001), Cumhuriyetimizin Kuruluşundan Bu Yana Dış Ticaret  Politikalarımızın ve Dış Ticaretimizin Gelişimi, Mersin Ekonomi Politika,  http://www.tarim.gen.tr/tesbi/yayin.htm, (Erişim: 25.10.2009).

TİSK, (2009), İhracatımızın Gelişimi, Sorunları ve Geleceği, Ankara, TİSK Raporu.

Todaro, M P., and Smith, S. C., (2008), Economic Development, 10. Edition, Prentice Hall, New York.

TUİK, (2009), İstatistik Göstergeler 1923-2008, Ankara, TUİK Yayınları.

TUİK, Dış Ticaret İstatistikleri, http://www.tuik.gov.tr/PreHaberBultenleri.do?id=6181, Erişim Tarihi: 05.02.2010.

e-posta: mpicak@dicle.edu.tr